bim adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Çok klasik olacak ama Türk insanının fırsat ve imkan verildiğinde neler yapabileceğini gösteren bir örnek bu aşı mevzusu.
Siz devlet olarak öncelikle bilime önem vereceksiniz, devlet politikası haline getireceksiniz, sonra bilim insanlarınıza önem vereceksiniz, gerekli çalışma ortamını, imkanları sağlayacaksınız ki elinizdeki cevherleri başkalarına kaptırmayasınız.
Adamlar çok akıllı potansiyeli olan böyle milyon insanı kabul etse bir tanesi bir şey bulsa yeter. Bunlar Türkiye'de olsa kıskançlıktan akademisyenler m-rna aşısı da neymiş eski köye yeni adet öyle şey mi olur diye linç ederlerdi.
pfizer gibi bir ilaç firmasıyla ortak üretim yapılan, dünyada en çok kabul gören aşılardan birisi olan covid-19 aşısının iki Türk tarafından bulunması basit bir olay değildir. Buradan devlet ve millet olarak çıkarılması gereken çok dersler var. Kahramanlar mıdır bilemem, ama en azından Türk insanını en iyi şekilde temsil ettiler. Almanya'da ki İki Türk bilim adamı aşıyı buldu denilecek.
Türk Devletine 7 yaşındaki Amadeus Mozart'ı ver.
Bu eğitim sistemi ve devlet yapısı ile iktisadi idari bilimlerden mezun eder, kpss'ye sokar maliyeye müfettiş olarak atar.
Sonra da Mozart hafta sonları hobi olarak maliyede sanat müziği korosunda şarkı söylerdi.

Bunun Türk insanı ile falan alakası yok.
Dünyanın her yerinde çok zeki ve yetenekli insanların nüfusa oranı benzerdir.
Bu yetenekli çocukları iyi eğitip önlerini açan ülkeler yükseliyor.
Almanya'ya göç verdiğimiz ilk yıllarda alman büyükelçiliği işçileri özel olarak seçmiştir.
Dişinden kemik yapısına, ciğerinden akıl sağlığına kadar test edip almıştır işçileri.
Yani aslında bizden gayet potansiyeli yüksek insanlarımızı çalmışlardır.
Bugün de abuk sabuk politikalar yüzünden beyin göçü vermeye devam ediyoruz.
O yüzden bizim insan kaynağımızın kaymağını başka ülkeler yiyorlar.
Biz de o insanların bizden çıkmış olmasıyla övünmekten öteye gidemiyoruz.