Hocam çok teşekkür ederim, çok güzel yazmışsınız. Kardeşim 1 aydır şüpheleniyordu şekerden, çok susuyordu ve çok sinirliydi ama sülalemizde kimsede yoktu o yüzden pek takmadık ama en son hastaneye ölçtürmeye gitti 400 civarı çıktı direkt hastaneye yatırdılar 2 hafta civarı yattı. Aslında kardeşim yaşına rağmen çok olgun karşıladı, şahsen ben yerinde olsam daha çok etkilerdi beni

Dediğiniz gibi çevremizden çok fazla insan geldi mor ekmek, o bitki, şu şurup dene vs. Aynen tekrardan dediğiniz gibi bu yaklaşımlar daha çok olumsuz etkilemişti kardeşimi.
Hocam sizide rahatsız ediyorum kusura bakmayın bu arada ve tekrar tekrar teşekkür ediyorum. İnternetten baktığım kadarıyla tip1'in tedavisi yokmuş. Yani ömür boyu iğne kullanılmak zorundaymış. Gerçekten iğneden hapa geçme durumu olabiliyor mu?
Estağfurullah. Keşke küçücük de olsa bir faydam dokunursa, sevinirim. Benimki tip2. O nedenle hapa geçmek mümkün. Ancak bildiğim kadarı ile maalesef tip1'de böyle bir durum çok zor. Buna karşın teşhisten bu yana öğrendiğim en önemli şey şu: Eğer vücudunu tanıyıp, hastalığı tetikleyen durumları tespit edersek, mücadele etmemiz kolaylaşıyor. Örneğin ben kan şekerimin yüksekliğinden muzdariptim. Ancak bir gün hastaneden eve yürümek zorunda kalınca müthiş bir şey keşfettim. Hastanede 175 çıkan kan şekerim, yaklaşık 30 dakikalık bir hastane - ev arası yürüyüş sonrasında 75'e düştü. Ertesi gün aynı şekilde yüksek kan şekeri ölçüp yine 30 dk kadar yürüdüğüm zaman yine 75'e kadar düştüğünü görünce anladık ki vücudumun problemi yüklenen şekerin yeteri kadar harcanamaması imiş. Biz organlara ekstra hareket/spor sayesinde kandaki şekeri harcatınca problem de otomatikman ortadan kalktı. Tabi bu bünyeden bünyeye değişecektir. O yüzden dedim, vücudunu tanıması anlaması lazım. Problemin neden kaynaklandığını tespit edebilirseniz, mücadele etmede eliniz çok daha güçlü olur. Tip1'de ne kadar tip2 şartları pek geçerli olmasa da sizin alacağınız tedbirler, sürecin daha kolay ve sıkıntısız geçmesine eminim ki yaralı olacaktır. Örneğin ara öğünlerin atlanmaması, kan şekerinin düşüklük belirtilerini erkenden fark ederek gerekli öğün veya şeker takviyesini zamanında yapmanız hem genel olarak hastalık belirtilerini minimize edecek hem de insülin ihtiyacı sürelerini uzatacaktır diye düşünüyorum. Diyabet ile mücadelede en önemli silah vücudumuzun dilini anlayıp, gerekenleri zamanında ve düzenli yapmak. Bu konuda belli bir disiplin sağlandığı zaman anlattığım üzere, mücadelede hep önde olabiliriz.
Ayrıca benim de ilk dönem gözlerimde +4 numaralık bir bozulma yaşandı. Doktorlar bu durumun kan şekerinin en az 15 gün süreyle stabil pozisyonda tutulması ile düzeleceğini söylemişlerdi. Dedikleri gibi, 15 - 20 gün kadar kan şekerimi normal seviyelerde tutmamın ardından ben de dünyayı net görmeye başladım ve gözlük kullanmaya ihtiyacım kalmadı. Bunu mücadeledeki disiplinin önemini belirtmek için anlatma gereği duydum. Kan şekeri değerlerini ve periyodik tahliller ile tespit edilen diğer verilerinizi stabil tutmayı başarırsanız, hastalığın neden olduğu pek çok sorunu da bertaraf edebiliyor olacaksınız.
Tekrar kolaylıklar ve acil şifalar dilerim...