dertliA adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
kul hakkı bir hikayeden ibaret. yasalarda kul hakkı diye bir şey yok ama sendika diye bir şey var , söke söke alacaksın olması gereken bu ama malesef bizim ülkede olmuyor o kültür yerleşmemiş. kul hakkına gelince nerdeyse bu güne kadar tüm babalar anneleri köle gibi kullandı en dindarı dahil. gel burdak yak tartışmaya bekliyorum
Ben bir iş veren olarak tam da aynısını söyledim ama bunu anlayacak kafa bilinç olmayınca boşa konuşuyoruz.
Bir işçi işveren tartışmasında SENDİKA, İŞÇİ PARTİSİ, ÖRGÜTLÜ MÜCADELE lafları geçmiyor.
Kul hakkı, karaktersizlik falan gibi avam muhabbetler dönüyor.
Birileri sanıyor ki kapitalist sistem de ticaret Allah Rızası için yapılıyor.
İşçi partisine oy vermeyip patronunun partisine oy veren, sendikalaşmayan, örgütlenmeyen her işçi yaşadığı her türlü sorunu hakediyordur.

Adamlar işçi haklarını tartışacak düzeyde değil, mesai hesaplayacak bilgileri yok.
Bir iş yerinde çalışma süresi 8 saattir. Ama verilen ara dinlenmeler mesaiden sayılmaz.
1 saat yemek verilse 4 kere de 15 dakika çay sigara tuvalet molası verilse toplam işte geçirilen süre 10 saat sürer ama mesai 8 saattir.
Hukukunu, işini, sendikasını bilmeyen işçiler patronları karaktersizlikle kul hakkı yemekle suçluyorlar.
Bu toplumun hamuru aynıdır, işçi içinde ne kadar işini düzgün yapmayan adam varsa patronlar arasında da aynı oranda işini düzgün yapmayan vardır.
Avrupadaki işçi kadar verimli çalışmayan avrupalı işçi gibi hakkını hukukunu bilmeyen, sendikasına, örgütlenmesine önem vermeyen işçiler avrupalı işçi ayarında çalışma şartları istiyorlar.
İşçi hakları allah rızası kapsamında falan değildir, örgütlü işçiler ve patron arasında müzakere edilerek belirlenir.
Yani hak verilmez, hak alınır...