İlahi kısmı bırakalım, her şeyin bir başı ve bir sonu vardır; zaman da diğer şeyler de buna dahildir. Yaşam şartları için evren şart, ben hayalgücü sınırsız(en azından neredeyse sınırsız) dedim hocam
Aslında oradaki sınırsızlık kavramı da görecelidir.
Orada bahsedilen şey hayal gücüne dışarıdan bir limit konulamayacağı, bir insanın hayallerini dışarıdan sınırlayamazsınız, çoğu zaman kendi içeriden de sınırlayamaz.
Hayal ettiğimiz her şey bu evren içinde yaşadığımız deneyimlerimizden öğrendiğimiz bilgiler arasında kurduğumuz ilişkiler üzerindendir.
Yani tamamen alakasız başka bir evren hayal edemeyiz, hayal edeceğimiz yeni evren modeli her zaman içinde yaşadığımız evrenin benzeri ya da farklısı olacak şekilde içinde yaşadığımız evrenle ilişkilidir.
Yani sen yeni bir evren uydurduğunda da bunu elindeki evrendeki deneyimlerine göre şekillendiriyorsun.
Bu şiir yazmak gibi, daha önce hiç yazılmayan bir şiiri yazdığında sınırsız bir hayal gücü olmuyor, sınır elindeki kelime adedi ve onların kombinasyonu.
Yeni bir kelime uydurmayı sınırsız hayal gücü saydığında da başka sınırlara takılırsın mesela insan ağzından çıkabilen ses frekansları bunların alfabedeki karşılıkları ve bu harflerin kombinasyonları.
Mesela daha önce hiç bir insanın duymadığı ses frekanslarına harf atayıp, bu harflerden bir dil icat edip bu dilde şiir yazarsan da ses ve kavramsal limitlere takılırsın.
Yani hayal gücü gayet sınırlı bir şeydir. )))