İyilik ve kötülük kavramları tamamen bakış açımızla sınırlı.
En basit örneği vereyim, buradaki çoğu insan bir meslek sahibi olarak para kazanmaya çalışıyor. Kazandığı her kuruş para, çalışan sistemin işlemesi için birebir etken.
Şimdi sistemin çalışmaması gerektiğini savunmuyorum ama kör bir bakış açısına sahip olmadan her şeyi görmemiz gerekiyor. Sistemin bu şekilde çalışması en basit örnekle afrikadaki insanların açlıktan ölmesini, birilerinin krallar gibi yaşarken diğerlerinin sürünmesine (ki burada "diğerleri" dediğimiz ekonomik üstünlüğe sahip olmayan kitle %99'a giriyor) yol açıyor. Bakış açımızı biraz döndürdüğümüzde bunların tamamına iş sahibi olup para kazanan herkesin sebep olduğunu söyleyebiliriz. Bilinçli cahillik gerçekleri gizlemekle kalıyor, ama yaşanan olayın varlığını değiştirmiyor.
Bu bakış açısına girdiğimizde herkesi kötü belirleyebiliriz, ama iş sahibi olup ailesini geçindirmeye çalışan, evde aç yatan çocuklarını doyuran bir insanı düşündüğümüzde onu bu senaryoya dahil edip kötü dememiz de çelişkili olacaktır.
Özet olarak iyi ya da kötü kavramının sınırlarını belirleyen yine biziz.