digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Değerli kardeşim sana yüklenmedim.
Ben doğrudan konuşan bir yapıya sahibim.
O yüzden sana sert gelmiş olabilir.
Evet herkesin sorunlar başetme kapasitesi farklı.
Öldürmeyen acı güçlendirir lafı buradan geliyor.
Atlattığın her sıkıntı sana deneyim oluyor ve benzer sıkıntılarda eskisi kadar çaresiz hissetmiyorsun.
Daha önce başka bir konuda da yazdım ben senin yaşlarındayken 2001 krizi geldi, işsiz kaldım, kredi kartı borçlarım ödenemez hale geldi.
Kiramı ödeyemedim evden atıldım. vesaire.
Hepsi geçti.
Yani her kuşağın böyle sorunlu dönemleri geçiyor.
Bir tek kendisinin şanssız zamana denk geldiğine inananlardan olma.
Bu ülke daha kötü günler gördü, ve o dönemin gençleri de bir şekilde iş buldu evlendi ve z kuşağını doğurdular.

Senin anlaman gereken şey şu.
Çocuğuna süt almak zorunda değilsin, çocuğuna ilaç alamadığın için çocuğunun hayatının riske gireceği bir durumda değilsin.
Hayatta tek sorumluluğun kendinsin.
Bakmakla yükümlü olduğun kimse yok.

Bugün böyle bir stres ile karşılaştığında bu kadar yıkılırsan yarın bir ciddi bir sorunla karşılaştığında ne yaparsın?
Hastanelerde ölümü bekleyen bir sürü hasta var.
Senin tedavisi olan hastalıkların var bu kadar kedine dert etme.
İnsanlar hastalıklar atlatır, parasızlık atlatır, ihanetlere uğrar, sevdiklerini kaybeder...
Sen yaşadığın sorunları gözünde çok büyütüyorsun.

Kendini gerçekleştiren kehanet diye bir kavram vardır.
İnternette bunu kavramın ne olduğunu aratıp öğren.
Sonra anlayacaksın ki hayatta en önemli şey pozitif düşünmek ve pozitif beklentilerde olmak.
Kötümserin hayatı hep daha kötü gidecektir...
Bu yazdıklarınızdan sonra söylemek istediklerinizi çok daha iyi anladım, çok teşekkür ederim vaktinizi ayırıp bu önerilerde bulunduğunuz için. Önceki mesajınızda da haklı olduğunuzu söylemiştim. Çok kırılgan ve güçlüklere karşı dayanıksız bir kuşak oluştu. Ben de bu kuşağın içerisindeyim ve inanın olmak istemezdim. Çünkü güçlü olmak, hayata karşı güçlü durabilmek istiyorum. Sınırlarımı zorlamak ve dışına çıkmak istiyorum. Hayata karşı hep negatif ve olumsuz değil hep pozitif ve olumlu bakmak istiyorum. Ben aslında olduğumdan daha fazlası olduğumu biliyorum. Dürtülerimin, hislerimin ve düşüncelerimin ne kadar kuvvetli olduğunu biliyorum. Yalnızca başarısız olmaktan, hayallerimi gerçekleştirememekten ve bir gün elimdeki her şeyi kaybetmekten korkuyor ve bu korku ile yaşıyorum. Bu durumdan kurtulmam ve hayata farklı bir pencereden bakmam gerektiğini de biliyorum. İnanın, çabalıyorum. Bu eziklik ise evet maalesef bir eziğim. Ama inanın, böyle olmak hoşuma gitmiyor. Dimdik durmak istiyorum hayatta karşılaştığım ve karşılaşacağım büyük sorunlara karşı. Daha bu yaşlardan, ufak sorunlardan yıkılmak beni de yıpratıyor ve korkutuyor. Çünkü daha büyükleri ile karşılaşma ihtimali her zaman var. Bununla başa çıkamayacak insan, daha büyüğü ile nasıl çıkacak? Sözlerinizi bir nasihat olarak aldım merak etmeyin. Çok daha fazla çabalayacağım olumsuz düşüncelerimden arınmak ve hayata daha ılımlı bakabilmek için. Burada gelen tüm yorumlara da ayrıca teşekkür ederim. Hepiniz çok güzel önerilerde bulundunuz. Birilerinden şans beklemek ya da şansının başkalarının elinde olduğunu düşünmek yanlış, şansınızı kendiniz yaratmalısınız diye bir söz okumuştum. Bu çok doğru. Ben de kendi şansımı yaratabilmek için mücadele edeceğim. Benim gibi umutsuzluk içinde olan insanlar da lütfen pes etmesin ve hayatlarına güçlü bir şekilde devam etsinler. Sadece bir hayatımız olacak. Onu da bir anlık öfke, korku ve endişe ile yok etmeyelim. Sağlıcakla kalın.