Konuyu siyasete çekmeden duygu ve düşüncelerinizi yazarsanız çok keyifli paylaşımların olacağına inanıyorum..
Lise bittikten sonra o dönemdeki hükümet meslek liselerinin üniversite okumasını bi nevi engelliyordu. Boşta kalmıştım. Bir gün babam bana fena halde kızdı
Gerekirse minibüste muavinlik yap ve para kazan.. Dediğini yaptım

Gaziosmanpaşa - Aksaray hattında çalışan bir minibüste muavinliğe başladım. Minibüsün şoförüyle İnsana huzur veren şeyler dinliyorduk. Arasıra şiir açıyorduk ve bazı kadın müşteriler ağlıyordu

Kimisi minibüsten inerken "bu kasetin adı ne" diye soruyordu..
Bir kaç ay minibüste çalıştıktan sonra Topkapı'da bir sanayi sitesinde çaycı olarak işe başladım. Benim hayalim Sultangazi'de Hamaratlı isminde bir fabrika var, orada çalışmaktı. Biz size döneriz dedikleri için arayacaklarına umudum yoktu ama 3 ay sonra aradılar, orada işe başladım. Ortam harikaydı. 800 kişilik fabrikada neredeyse herkes beni tanıyordu. Öyle bir ortam vardı ki pazar akşamları bile 'oleyy bee yarın iş var' diyordum

Reel hayat harikaydı. Sanalda ise Serdar Tuncer'in tiryakiler kulübü adında bir forum sitesi vardı. O forumda çekirdek kadrodaydım, sadece 15 kişiydik

Sayımız az olmasına rağmen öyle bir muhabbet vardı ki anlatamam. O forumda bulunan bir çok kişi bulundukları şehirden Kahramanmaraş'taki düğünüme gelmişlerdi. Gözlerime inanamamıştım. Başka aksiyonlara da girdik forumdaki arkadaşlarla. Bir gün tüm forum sakinleri ve Serdar Tuncer'in katıldığı Hidiv Kasrı'nda bir kahvaltı düzenlemiştik. Müthiş keyifliydi. Sonra Serdar abinin arabasıyla Ankara'ya kitap fuarına falan gitmiştik...
Günler aylar yıllar geçerken.. Fabrikadaki işten bir gün ayrılmak zorunda kaldım. Uzun süre o ayrılığın acısını yaşadım. Her akşam rüyamda tekrar orada işe başlıyordum
Forumda ise üyelerin sayısı çoğalmış ve eski tat kalmamıştı..
Sevdiğim fabrikada çalışmak ve forumdaki keyifli günlerim toplamda 8 yıl sürmüştü. En güzel günlerim o günlerdi..