Ben bu "yurtiçi görüntüleme olduğu için KDV var" mevzusunu hiç anlamıyorum.
1) İHRACAT KONUSU: Türkiye'den yurtdışına tütün ihraç eden bir ihracatçı, sattığı firma tütünü işleyip Türkiye'ye sigara olarak geri sattığında, kimse ona "senin tütününü Türkiye'de içiyorlar KDV ödemelisin" diye bir şey söylemiyor. Ürünü sattığınız firma yurt dışındaysa olay ihracattır ve KDV'den muaftır. Yurtdışındaki firma o ürünü alıp işledikten sonra ister Türkiye'ye, ister başka bir ülkeye satar, nereye sattığı ihracatçıyı ilgilendirmez. Aynı örneği tekstil ürünleri için de verebiliriz. Türkiye'den yurt dışına satılan pamuğun, yurtdışında işlenip, üzerine marka basılıp Türkiye'ye Levi's kot olarak geri satılması, Türkiye'deki pamuk ihracatçısının ihracat yaptığı gerçeğini değiştirmez. Adsense örneğinde de, Türkiye'den yurt dışına satılan hizmet, çeşitli teknik süreçlerden geçiyor, içine çeşitli veriler eklenerek farklı bir ürün haline getiriliyor ve Türkiye de dahil dünyanın çeşitli ülkelerine satılıyor. Özünde hiç bir fark yok.
2) HİZMETİN GERÇEKLEŞTİĞİ YER KONUSU: Hizmetin gerçekleştiği yer konusu daha da karmaşık. Sunucunuz yurtdışındaysa, Türkiye'den bir kullanıcının o sunucuya erişmesi durumunda vergi dairesi o hizmetin Türkiye'de gerçekleştiğini varsayıyor. Bu tamamen vergi dairesinin "Nasıl punduna getirip daha çok vergi toplarım" mantığıyla, keyfi olarak verdiği bir karardır. Sizin yurtdışında açtığınız bir restorana Türkler gelip yemek yediği takdirde, Türkiye'deki vergi dairesinin "Restoranının adı Türkçe, menüsü Türkçe, Türk vatandaşları gelip gidiyor, Türklerin yediği yemek Türkiye'de tüketilmiş sayılır. Müşterilerinin yüzde kaçı Türk vatandaşıysa onu hesaplayıp bana KDV ödemelisin" demesi kadar anlamsız ve fiiliyatta karşılığı olmayan bir durumdur.
3) İSPAT YÜKÜMLÜLÜĞÜ: Adsense panelindeki istatistikler bağımsız bir kuruluş tarafından değil Google tarafından sağlanmaktadır. Bu istatistik potansiyel olarak manipülasyona açık olduğu gibi, yarın bir gün Google (Analytics'te anahtar kelimeleri kaldırdığı gibi) bu istatistikleri kaldırıyorum derse, bu durumda vergi dairesi, "İspat edemiyorsan hepsini Türkiye kabul ederim" mi diyecek? Modern hukukta varsayımla hareket edilemez. Dolayısıyla ispat yükümlülüğü mükellefin üzerine yüklenemez. Ayrıca istatistikler, kullanıcıların konumunu değil, kullanıcıların siteye bağlandığı IP adresinin konumunu gösterir. Örneğin Türkiye dışına kapalı bir web sitesine (mesela bazı kanalların canlı yayın sayfaları) yurt dışındaki kullanıcılar Türkiye VPN'i üzerinden bağlanabilir, bu durumda bu kullanıcılar yurt dışında olmalarına rağmen istatistiklerde Türkiye'de yerleşik kullanıcı gibi görünür. Yani IP adresi, kullanıcının konumunu belirleme açısından güvenilir bir veri değildir. Güvenilir olmayan, bizzat kullanıcı tarafından değiştirilebilen, manipülasyona açık bir veri de vergilendirme için kullanılamaz.
4) REKLAMCILIK KONUSU: Adsense'den gelen ödemeler Google İrlanda şirketinden geliyor. Para transferinde reklamcılıkla ilgili bir ibare bulunmuyor. Yayıncı "Ben bu parayı reklamcılıkla ilgili bir çalışma nedeniyle almıyorum. İrlanda'ki Adsense ofisi için yazılım hizmeti veriyorum, bu para da o hizmete karşı ödeniyor, o yüzden Adsense panelim yok" diye beyan ederse vergi dairesi "Hayır yalan söylüyorsun. Sen bu parayı reklam sisteminden alıyorsun, aksi halde kanıtla" mı diyecek? Hangi modern hukuk sistemi, "aksini kanıtlayamıyorsan hakkındaki iddia geçerlidir" şeklinde bir mantığı kabul eder? Hukukun temeli: "İddia sahibi, iddiasını ispatla mükelleftir", tersi olamaz.
Yani bu kadar çok muğlak nokta varken, ve muğlak olan her konu hukuken mükellef lehine iken, vergi dairesinin bu paraları talep etmesi tamamen "Kör tuttuğunu öper" felsefesine dayanıyor.