erenacar adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bir çok insan dine inanıyor. Tanrıya ve peygambere iman ediyor.
Bu kişiler "Şehadet ederim ki, Allah'tan başka bir ilah yoktur ve Muhammed onun elçisidir" diyor. Bunu diyenler nasıl şahit oldu? Şahit olmak için anandan, babadan duyman çevrendeki kalabalığın da o iddalara inanması yeterli mi? Bir hinduist de iman ediyor, bir hristiyan da iman ediyor. Şimdi bunların arasından hangisi doğru söylüyor? Şahit olmadığın bir şeye şahidim demek yalancılık değil midir? Bir şeye inanmak bir nevi kendini kandırmaktır. Hakikat, gerçek, olgu inanç ile değil, bilgiyle birleştirildiğinde gerçek olabilir. Yüzlerce din, binlerce mezhep olduğuna göre ve bunların hepsi birbirini yalanlıyor. Hepsi tek doğrunun kendileri olduğuna yemin ediyor. Ve o inançlara inanlar iman ediyor, güveniyor. Düşün bakalım.
Benim düşünecek bir durumum bulunmuyor. Anadan babadan veya çevreden duymak ile inanmak imanın gereği değildir, iman etmek Allah'ın varlığını ve birliğini kabul etmek ve onun gönderdiği en son peygamber olan Muhammed (s.a.v.) onun elçisi olduğunu kabul etmektir. Bunu sen kabul etmezsin orası başka lakin Kur'an her şeyi apaçık yazıyor. Tevsirler ile okumak ve anlamak sana kalmış. Şöyle bir örnek vereyim baban vefat etse sen daha dünya da yok iken ve belli bir yaşa geldiğinde aslında senin babanın olduğunu söyleseler inanır mısın inanmaz mısın? (Bu örnek Muhammed'in varlığı ile alakalıdır.) Bu karar sana kalmış. Bizim kararımız da Muhammed'in aynı bu örnekteki gibi inanmakla alakalı bir durum. Allah'ın elçisi olduğu apaçık her peygamberler için belirtiliyor. Diğer din yapı ve grupları ilahları ya puttur ya inektir ya çiçektir böcektir burası beni ilgilendirmez. Çünkü Allah'ı bir canlıya büründüremezsin. (Allah ölümsüzdür ve mutlak kudret onundur.) Onu görmeden iman etmek ve inanmak (tevhid) her müslüman olan bireyin yapması gereken bir durum. Bunu peygamberler göndererek hak dine inanmaları gerektiği defalarca kez gönderdiği ayetler ile bunu söylemiştir. (Son gönderilen kitap dışında bütün kitaplar ilk yazılanların dışında olduğu için sürekli değişikliğe uğrayarak günümüze kadar gelmiştir. Bu yüzden Zebur, Tevrat ve İncil için ne kadar doğru bilgi içeriyor diyemem. Kur'an-ı Kerim değişikliğe uğramış olsaydı veya çarpıtılsaydı onlarca Hafızlar yetişiyor illa ki göze batardı.) Yani burada düşünmesi gereken bence sensin. Hayata bakış açın hakikatin bilgiyle birleştirildiğinde gerçek olabilir cümlesindeki gibi inançları bilgiler ile birleştirmek senin görevin. İster inan ister inanma mahşer gününde tüm bu sorularının cevaplarını alacaksın ama o gün geldiğinde iş işten geçebilir. Her kurduğum cümle birden çok kafada soru işareti barındırabilir araştırıp bu bilgileri birleştir bul bakalım. İnsanları diğer canlılardan ayıran en büyük özellik akıldır.