Öncelikle tartışılan konu bir nevi bağımlı paradoks. Hangi taraftan baktığınıza göre değişen bir cevap bulduğunuzu sanıyorsunuz ama diğer taraftan baktığınızda mantıklı gelmiyor. Evet iki tarafında üstüne düşen sorumluluklar var. Bu sorumluluklar tabiri caizse lafa gelince şair işe gelince ahir olmakla aynı. Çalışan tarafından bakıldığında iş yok deniliyor. Eğer çalışan eğitim öğretim hayitini yatarak geçirdiyse elinde bir portföy ve kariyer geçmişi yoksa tabi ki iş bulamıyor. Bu sefer yakınmalar başlıyor. Aslında portföy para yapılan işle doldurulmuyor. Gönüllü yapılan sosyal sorumluluk projeleri, oturup sadece kendini geliştirmek ya da uzmanlaşmak istediğin alanda neler yapabildiğini görmek için çalışmalar yapmak ta bir kariyer geçmişi aslında. Ülkede ki firmalar ya da iş verenlerin tümü 2 yıl aynı işte deneyim şartı koymuyor. Burda doğru iş vereni bulmak önemli aslında.

İş veren tarafından baktığımızda 2 türü var diyebilirim. Biri en ucuza, biri emeğe bakıyor. En ucuza olana baktığımda utanmasalar grafik tasarımcıya kod yazdiricaklar. Bu tarz tiplemelerden bahsetmeye bile gerek yok. Yok 3 yıl deneyim yok 5 yabancı dil. Abi yazılımcı adam bu. Altı üstü kod yazicak, veyahut grafiker. Tasarım yapıcak. Bu adam çevirmen değil ki. Bu tarz kafada ki iş verenler piyasa da oldukça fazla olduğu için iş yok algısı oluşuyor. Tabi doğru bir algı. Genel iş ilanlarına bakıldığında yüzde yetmiş bu şekilde. Böyle bir piyasa ve durum içinde tabi ki iş olmaz. Bu taraftan baktığında işte bu sefer çalışan, iş arayan haklı oluyor. Şu an bu devirde asgari ücretin yarısına hafta da 100 saat derse giren özel kurumda çalışan öğretmenler var. Sabah akşam demiyorsun çalışıyorsun ama aldığın ücret gözler önünde. İşte buda deneyim için çalışanların durumdan yandığı nokta. Yine herkes haklı, yine bir cevap elde edemiyorsun.

13 yaşından beri çalışıyorum. İlk işimi 13 yaşında babamın adına açtığım hesap ile tamamladım. Şu an 19 yaşındayım. Freelancer olarak olmasa da var olan keyfi ihtiyaçlari karşılamak için satış bazlı çalışıyorum. Haricinde girişimim ve diğer projelerimden kazanç sağlıyorum. Deneyim her şey mi diye sorsalar her şey demem ama deneyim sayesinde kazanıyorum. 15 yaşında ilk firma deneyimim oldu. Daha sonrasında 3 firma da daha çalıştım. Totalde 1.5 yıl böyle çalıştım ve okudum. Baktığım zaman tamam kod yazmayı seviyordum ama masa başında ve himaye altında çalışmak benim yapıma uymadı. Yapıma uymayan bir şeyi yapmak zorunda da değildim. Benim seçim şansım vardı. Tamam kazancım var evet. Eve ve aileme bağımlı olmasam da aslında bağlıyım. Ekmek elden su gölden. Ben o kazanci sağlamasam da babam bana bakicakti. Herkes bu durumda değil tıpkı o öğretmenler gibi çok düşük ücretlere deneyim altında ya da farklı yollarla iş pazarlayan iş verenler ile çalışmak zorunda. Evet durum berbat ama bu konunun çözüleceğini yaklaşık bir 50 yıl daha düşünmüyorum.

Bu konu hakkında ki kanım;
Aylarca yorumlar ile tartışılır ama hiç bir şekilde tatmin edici bir sonuca varılamaz. Ek olarak çok manasizca ve saptırıcı yorumlar geliyor konunun altına. Sözleri seçerek yazmakta fayda var...