19 yaşında restorancılığa başlamıştım, komi olarak. Mekan alkolsüzdü, cafe kısmındaki bara sık sık destek gerekiyordu. Ne zaman ihtiyaç olsa girer yardım ederdim, uzun saatler çalışırdım gerekirse, mesaiye kalırdım. Bu 3 ay böyle sürdü, ardından komilikten baristalığa terfi ettim. İş konusunda da iyi sayılırdım, tabiri caizse hayvan gibi çalışırım.
Birkaç ay çalıştıktan sonra sıkıldım, beni dedim salona alın tekrar. Şef komi olarak salon-servise geçtim. Öğrenebileceğim birçok şeyi öğrendikten sonra işten ayrıldım. Bu sefer gece klubüne geçtim. Aynı şekilde, üzerime vazife olmayan bir çok işi yaptım.
Birkaç ay sonra İstanbul'da Midpoint'e başladım. O dönemin en popüler mekanlarından biri. 1 yıl kadar yine aynı şekilde, yüksek performans ile çalıştıktan sonra çıktım.
Caddebostan'da bir makana başladım. İşe başladıktan 1 ay sonra, 21 yaşında müdürlük teklifi aldım. Henüz yeterince pişmediğimi düşündüğümden kabul etmedim.
6 ay sonra başka bir mekana girdim, yine müdürden daha fazla efor sarfediyordum işlerin düzgün yürümesi için.
Burada da 1 yıl çalıştıktan sonra kaçınılmaz olarak restoran müdür yardımcısı oldum, Batı Ataşehir gibi elit bir mühitte. Akabinde Yeşilköy'de 300 kişilik bir mekanda işletme müdürlüğü yaptım.
Erken yaşlarda yöneticilik vasfına sahip olmamın tek sebebi iyi çalışmak, çok çalışmak ve başkasının yapacağı işleri kimse söylemeden ellerinden almamdı. Siz de çalıştığınız alanda ilerleme kaydetmek istiyorsanız bunları ilave iş yükü değil, zamanından önce edinilen tecrübe olarak düşünebilir, fırsata çevirebilirsiniz bu durumu.
Kolay gelsin.