Din berrak ama dindarlar karma karışık... İslam insan aklına da kalbine de yeter ama Müslümanlar problem yumağı... İster Yusuf İslam gibi özetle "İslam'a değil Müslümanlara bakarak tercih edecek olsam İslam'ı tercih edemezdim" diye, ister Mehmet Akif'in Avrupa ile kısaysında "İşleri var dinimiz gibi, dinleri var işlerimiz gibi" diye söyle... Netice de her ne kadar Müslüman memleketinde olsak da saltanat gibi babadan, anadan oğula ve kıza geçen bir kültür gibi kalmış din... Bunlar biliyorum sorunuz değil fakat cevaba erişememenizin de temeli...
Ben on yılı geçti sizin gibi düşünürdüm. İncili vesair dini kaynakları takip ettim. Müslüman'ım diyen akımların çeşitli kaynaklarını da... Allah tamam dedim sonunda da din Allah'tan ibaret kalmıyor ki... Hepsi bir ceza bir ödül, yokluk varlık arasında dolaşıyor... Çok dindar biri sayılmam belki... Ama gerçekten Müslüman oldum artık... Bunda en önemli faktör ise Risale-i Nur oldu... Ağır bir kitap ama keşfettiğimde çölde su keşfetmiş gibi hissettiğimden deli gibi okuyordum. Okudukça hayret ediyordum. O kadar hacı hoca "hastalıklı ve tehlikeli sularda yüzdüğümü" söyleyerek cehaletini bana cevap olarak örterken, o kitaplarda aksine benden daha çılgınca sorular ve cevaplar vardı... Hatta yazan kişinin bile benim geçtiğim yollardan geçtiğini düşündürecek kadar kendimi bulabilir oldum. Fakat onun hayat hikayesi tamamen başkaymış... Her neyse...
Ankara'daymışsın hocam... Ben de Ankara'dayım görüşebiliriz. "Şu adamı tam bir Müslüman yapayım" derdim yok. Böyle bir derdin de beni aşan ve realiteden uzak bir şey olacağını biliyorum. Ama en azından dertleşme ve sohbet adına olabilir. Kuran-ı Kerim önceden de okudum ama yeterli gelmedi hatta mantıksız görünen yerleri vardı. Bu süreçten sonra tekrar okumak istedim. Okumaya çalıştım. Okuduğum şey meğer Kuran değil mealiymiş... İkinci kez bu süreçten sonra okuduğumda haşa mantıksızlık değil hayret verici bir tat bırakan kitap olduğunu fark ettim. Yarım yamalak da olsa tefsirlerden ve mealden bu yeni alt yapımla okuduğumda ilk okuduğumda ki sığ bakış açımın "mantık gözüyle bakmak" olmadığını asılında çok komik kaçtığını farkederek zaman zaman kendime de güldüm.
Şimdi çevremin büyük kısmı Müslüman ama ben Kültürel Müslüman değilim artık. Çevrem olmasa da hatta dünyada tek ben kalsam da Müslüman olabilecek kadar Müslümanım diyebilirim... Kültürel Müslümanlık konusuna da bir not... Bunu başkalarını eleştirmek için asla söylemiyorum, sadece geçmiştimdeki "ben"e bir öz eleştiri...