Öyle şeyler yaşadım ki, aşka olan inancımı yitirmiştim. Yaş aldı gitti, eskisi gibi romantizmle idame ettirilebilecek bir hayat yok. Benim için aşka dayalı olan kavramlar bütünüyle romantizmden ibaretti. (Mustafa Ceceli'yi de kişilik olarak sevmem.) Ancak dönüp dolaşıp geldiğim yer bu nokta.
https://www.youtube.com/watch?v=ugNxO_5yO0Q
Henüz, hislerimi açmış değilim. Yakın bir tarihte gerçekleştirmeyi düşünüyorum ve artık ergence muhabbetlere de karnı tok olan bir insanım.
Aynı duyumsayan arkadaşlar varsa, herhangi tavsiye almak için değil, ortak olan duygularımızı açmak için oluşturuyorum bu konuyu.
Şu an bütün olumsuzlukları bir araya toplanıp, yine evde demlenmiş, kafası hafif güzel, ancak bilincini de yitirmemiş bir Berkay olarak bu konuyu açıyorum.
Umarım herkes dilediği gibi, hislerine karşılık bulur. Hayata bir defa geliyoruz! (Yak yak yak.)
Öyle işte...