looktr adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Hocam dünyaya olumlu katkı yapanlar her zaman iyi bir şekilde hatırlanır. Dünyayı kirletip kendi menfaatini düşünenler ise ya unutulur gider ya da kötü bir şekilde anılır.

Her şeye rağmen mücadele etmeli ve sonuna kadar daha iyi bir dünya için çabalamalıyız.
Bu biraz felsefi bir yaklaşım. Herkesin farklı düşüncesi olabilir.





Depresyon çağımızın hastalığı, sürüyle böyle durumda olan insan var.
Ancak doktorun mektubunda olayın çok farklı bir boyutu var.
Alıştığımız için, kanıksadığımız için veya benimsediğimiz için kabul ettiğimiz kirli bir dünya var.
Yaşadığımız dünyayı ve hayatı cehenneme çeviriyoruz. Daha sonra eğlence adı altında çeşitli tüketim malzemeleri ile hayata tat katmaya çalışıyoruz.

Doğada güzel olan nerede bir yer varsa çöple pislikle batırıyoruz. Sonra müzikle eğlenceyle kendi keyfimize bakıp görmezden geliyoruz. Örnekler çoğaltılabilir.

Dünyayı değiştirmek ancak organize bir şekilde mümkün olabilir.
Organize olmadan dünyayı değiştirebilen her 1 insana karşı toplum tarafından ezilmiş, acı çektirilmiş, kınanmış ve hayatını boşa harcamış 999 bin 999 insan vardır.
Bu kadar küçük bir istatistiki başarı için ömrünü harcamak bence makul ve mantıklı değil.

Zaten ben herkes kapısının önünü temizlerse dünya temiz olur meselesini savunuyorum.
Herkes kendi çevresinde adil ve konforlu bir alan yaratabilirse dünya güzelleşiri ama kimse kendi çevresinden daha büyük bir etki alanına sahip değil.
Boşa kürek çekmemeni ve bunu kafaya takıp strese girmemeni tavsiye ederim.

Doktor bir beyin hastalığına yakalanmış.
Bu hastalık dünyayı kap kara gösteren insan beynindeki zevk alanlarının çalışmadığı bir hastalık.
Hayatta bir sürü sorun, kötülük, haksızlık olduğu gibi, bir sürü güzellik, mutluluk ve keyif de var...
Hayat ve dünya siyah ya da beyaz değildir, ve dünya ve insanlık daha kötüye gitmez.
Hayat ve insanlık gridir ve bugün geçmişe oranla daha adil ve daha güzel bir dünyada yaşıyoruz.
Tarih konusunda yetersiz bilgiye sahip insanlar bugün hayatın daha zor ve daha kötü olduğunu zannediyorlar.

Son olarak dünyayı güzelleştiren ve yokeden şey aynı insani duygudur.
İnsan tatminsizdir ve daha fazlasını ister.
Tüm teknolojik gelişmemizin, tüm sosyal gelişmemizin altında yatan budur.
Yani dünyayı güzelleştiren de yok eden de bizim daha fazlasını isteyen tutumumuz.
İnsanoğlunun daha fazlasını isteyen tatminsizliği olmasa hala mağaralarda yaşıyor olurduk.
Dünya daha az kirlenmiş daha doğal bir yer olurdu ama doğan 2 çocuktan 1'i ilk doğum gününü kutlamadan ölürdü ve dünyada evlat acısı yaşamamış bir anne olmazdı.
Antibiyotiği bulan Fleming deneylerinde kaç fare öldürdü acaba?
Ya da insülini bulan bilim adamları kaç köpeğin acılar içinde ölmesine sebep oldu?
Christoph Colomb Amerika'yı keşfettiği için kaç Amerikalı yerli öldü?

Yani dünyaya olumlu katkı yaptı dediğin adamların ne yaptıkları nereden baktığına göre değişir.
Sana göre olumlu olan başka bir canlı için, başka bir insan grubu için felakettir.

Hayatta insanın ilk anlaması gereken şey kesin, net doğmalar olmadığı.
Güzel, ahlaklı, iyi, doğru gibi kavramlar evrende yok, bunlar bizim uydurduğumuz genel geçer kavramlar.
Genel geçer kavramların net değişmez mutlak olduğunu düşünüp hayatını bunun üzerinde harcamak risklidir.