Herhangi bir gariplik yok.
Tanrıya inansın ya da inanmasın her insan biyolojik olarak mutluluk için yaşıyor.
Bu dünyanın zevklerinden kendini mahrup bırakan, çok dindar adamım diyen de mutluluk için yaşıyor,
o da mutluluğu bu dünyada kendini kısıtlayıp diğer dünyada sınırsızca elde edebileceğini düşünüyor.
Canlıların en büyük motivasyonu acıdan sakınmak ve zevkin peşinden koşmak.
Para, sosyal statü zevke açılan yol olduğu için zevkin peşinden gidiliyor.
Hacı Hocaların da çoğu daha fazla dindar olmayı sosyal statü, çevresinden takdir toplamak için yapıyor Tanrısından takdir kazanmak için değil.
Din bile insanın sosyal statü zaafını kullanır ibadetleri yalnız yapmaktan ziyade kilisde, havrada, camida toplanıp bir sosyal etkileşim ve hiyerarşi yaratır.
Neden toplu ibadet edilir? Çünkü sosyal etkileşim ve statü insanları bir birine bağlar bir dine bağlı insanların olduğu gruba giren de sosyal statü kazanmak için o dine sarılır.
Yani bu şikayet ettiğiniz şeyler sizlerde ve bende de bulunan, herkesin az ya da çok sahip olduğu özellikler.
Hepimiz mutluluk peşinde koşuyoruz.
Birileri kısa yol kullanıyor, ve mutluluğa yolculukta kısa yolu kınıyoruz.
Herkesin bizim gibi bir yolu takip etmesi gerektiğine inanıyoruz.
Yani sosyal yaşamda herkesin toplumsal etik ve ahlak değerlerini takip ederek mutluluğa ulaşmasını bekliyoruyz.
Ama tarih boyunca birileri hep kısa yollara girmiş, tıpkı banka sırasında sizin önünüze kaynamaya çalışan elemanlar gibi.
Dünyayı değiştiremezsiniz, kendinizi değiştirerek bu dünyada kendinize daha konforlu, adil, mutlu bir alan yaratın.
Bu dünyanın tümünü konforlu, adil hale getiremezsiniz, tüm insanların mutlu olmasını sağlayamazsınız.
Tanrı bile dünyayı adil, mutlu, konforlu hale getirememiş, o yüzden siz de bu işe kafa yormayın, şikayet etmeyin.
Dünyayı bırakıp kendi çevrenizde konforlu ve adil bir alan inşa edip bu alanda ömrünüzü geçirmeye çalışın.
Bu intihar eden doktora hak veren mesajlara da şaşırıyorum.
Adam depresyonda.
Bu kadar intihar güzellemesi yapılmaması lazım.