Looker adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bu ve paralel konularda epeyce doluyum. Yükünü sırtlayacak bir ailen varsa da her şey güllük, gülistanlık olmuyor. Zira rahata alıştığında bir süre sonra 20'li yaşlarda baba parası yemek insana koyar ve kendini sığıntı hissettirir öz ailen olsa dahi. Herhangi bir durumda söz hakkın olmaz, vs. o yüzden sadece geçim derdinden dolayı değil kendi kararlarını verebilmek, yeri gelince kapıyı çekip gidebilmek, eyvallah etmemek için kendi sistemini kurup çalışmak gerekiyor. Aşırı zengin ailelerden gelen çocuklar senden benden iyi yaşıyor orası doğru ama çalışarak tükettiğim zamandan da pişman değilim. Ha çalışma ortamımdan şikayetçi miyim? Çok değilim aslında ama memur zihniyeti bana göre olmadığından uzun vadeli kendimi göremiyorum böyle devam ederim gibi. Yani birkaç yıl falan tamam da, öyle sabah-akşam düzenli mesai sisteminde çalışmak, ne bileyim birikim yapayım, çoluğa çocuğa karışıp yaşayamadığım hayalleri çocuğuma belki yaşatırım düşünceleri bana ters. Bu Dünya'ya bir kez geliyoruz. Öyle bir şey yapmalı ki hem kimseye muhtaç olmadan, kimseye minnet etmeden hem kendi ekmeğimizi kendimiz kazanalım hem de tekrarı olmayan, provası ve sonundan sonra sonrası olup olmayacağı belli de olmayan bir ömrü başkaları için çürütmeyelim.
Kendi sistemini kurmak en zengin adamın bile bir yerde ihtiyacıdır da, bunu hayatta kalma modunda yapmak ve rahat kafa ile yapmak arasında ciddi bir eşitsizlik var. Rahatlığa alışma kısmı da insanlığın temelinde olan birşey, konfor alanına girildiği an kişi çok mutlu, huzurlu olsa bile aslında potansiyelini kullanmayarak ileride karşısına çıkacak her türlü sorun için dezavantajlı hale geliyor. Yani hiçbir zararı olmasa bile bu durum var.

Ama gene de herşeyin kişinin kendisinde bittiğini düşünüyorum. Kayda değer paralar kazanıp, daha da büyümek için aldığı risk yüzünden batıp batıp çıkan insanlar var. Bu insanların da hayatları boyunca çalışmasalar geçinebilecekleri kadar paraları vardı, ama bunu riske atmaya devam ettiler.

Memuriyet de günümüzde nur nimet olarak görülen, ama işin aslına bakılırsa, hayatın boyunca hangi döngüde olacağın belli, kazanacağın paranın miktarı tahmin edilebilir, dolayısıyla yaşam standartların da öngörülebilir. Bu da aslında konfor alanı sayılır. Gene de üç kuruşa beş takla atmaktansa bir süre buna sabretmek iyidir diye düşünüyorum