Bu ve paralel konularda epeyce doluyum. Yükünü sırtlayacak bir ailen varsa da her şey güllük, gülistanlık olmuyor. Zira rahata alıştığında bir süre sonra 20'li yaşlarda baba parası yemek insana koyar ve kendini sığıntı hissettirir öz ailen olsa dahi. Herhangi bir durumda söz hakkın olmaz, vs. o yüzden sadece geçim derdinden dolayı değil kendi kararlarını verebilmek, yeri gelince kapıyı çekip gidebilmek, eyvallah etmemek için kendi sistemini kurup çalışmak gerekiyor. Aşırı zengin ailelerden gelen çocuklar senden benden iyi yaşıyor orası doğru ama çalışarak tükettiğim zamandan da pişman değilim. Ha çalışma ortamımdan şikayetçi miyim? Çok değilim aslında ama memur zihniyeti bana göre olmadığından uzun vadeli kendimi göremiyorum böyle devam ederim gibi. Yani birkaç yıl falan tamam da, öyle sabah-akşam düzenli mesai sisteminde çalışmak, ne bileyim birikim yapayım, çoluğa çocuğa karışıp yaşayamadığım hayalleri çocuğuma belki yaşatırım düşünceleri bana ters. Bu Dünya'ya bir kez geliyoruz. Öyle bir şey yapmalı ki hem kimseye muhtaç olmadan, kimseye minnet etmeden hem kendi ekmeğimizi kendimiz kazanalım hem de tekrarı olmayan, provası ve sonundan sonra sonrası olup olmayacağı belli de olmayan bir ömrü başkaları için çürütmeyelim.