ademsahin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Dediklerinizde katıldığım noktalar var ancak kolluk kuvvetlerini takmayan var diye gövde gösterisi yaparak ceza kesmek ve insanları korkutarak otorite sağlamaya çalışmak kadar saçma bir şey olamaz maalesef. Ayrıca bana devletin verdiği izin kağıdı varsa ve gerekli şartları sağlıyorsam kimse kusura bakmasın da bunu üsteleme gibi bir hakkı olamaz. Devletten daha mı otoriter bir güçten bahsediyoruz ki devletin verdiği kararları sorgulayabiliyor. Ayrıca polisler içinde de dediğiniz olayı yapmaya çalışan çok kişi gördüm. Pandeminin ilk aylarında mesleğim gereği her türlü sokağa çıkma yasağından muafım yanımda hizmet dökümü vs var şirketin yazısı da telefonda görüntü olarak mevcuttu. Sarıyer'e gittim oradan Levent vs derken baya bir ilçe gezdim Pazar günü. Bağcılar Meydan'a geldim tekrar kontrole girdim o gün girdiğim sanırım 4. çevirme olması lazım. Evrakları gösterdim yok bu yazı yanında fiziksel olarak olacak diye tutturdu. Firmayı arayıp soralım diyorum ona da yok diyor. Sonunda antetli kağıdı bagajdan çıkarıp yazdım kaşe-imza yaptım gösterdim bu sefer de niye sen imzaladın demeye başladı. İmza sirküsü ve vekaletnameyi gösterince yine ben ne dersem o modun girmeye çalıştı da Allah'tan o sırada ekip aracındaki başka bir memur çıktı da olay uzamadı. Demek istediğim otorite sağlamak için biz ceza kesmek istiyorsak keseriz mantığı çok saçma ve antipatik bu şekilde otorite sağlanmaz kendilerinden daha çok nefret ettirirler.
Tabi ki istisnalar mevcuttur. Ancak OTORİTE KURMAK konusunda şunu söylemeliyim. Kolluk, devletin sahadaki otoritesidir ama bunu tabi ki doğru şekilde kullandığı sürece. Ancak her ne olursa olsun bunu kötüye kullananlar muhakkak ki olabilir. Fakat şu da bir örnektir. Yanınızda izin belgeniz fiziki olarak yok bir POLİS ya da ÇMB sizi durdurdu. Beyfendi biz sizi görmedik dikkatli olun dedi ve gönderdi. O KOLLUKTAN İYİSİ YOKTUR. Ancak sonrasında farklı bir saatte ya da günde bir kolluk bununla alakalı ceza yazdığında TÜM KOLLUK KÖTÜ İLAN EDİLİR.

Anayasa maddeleri ve yönetmelikler ile belirlenmiş olan cezai yaptırım kuralları uygulandığında zaten bir itiraz hakkınız olmuyor. Ancak sizin yukarıda belirttiğiniz gibi bir haklı sebebiniz var ise itiraz yolunuz zaten açıktır ki bunu sonuna kadar kullanın. Kısa sürede de cezai yaptırım düşüyor zaten. "Ayrıca bana devletin verdiği izin kağıdı varsa ve gerekli şartları sağlıyorsam kimse kusura bakmasın da bunu üsteleme gibi bir hakkı olamaz." Cümlenize istinaden kolluk, bu gibi HAL durumlarda sizden durumunuzu kanıtlar her türlü belgeyi isteyebilir. Belge, kolluğu tatmin etmez ise bununla alakalı işlem yapılması İçişleri Bakanlığı Genelgesi ile gelmiş bir emirdir.

Tabi ki herkes aynı değerlendirmez. "Pandeminin ilk aylarında mesleğim gereği her türlü sokağa çıkma yasağından muafım yanımda hizmet dökümü vs var şirketin yazısı da telefonda görüntü olarak mevcuttu." Şu detaya istinaden de ben genel uygulamadan bahsedeyim ve bilgilendireyim. Yazının gerçekten de fiziki olarak, ıslak kaşeli ve imzalı şekilde yanınızda olması şartı GENELGE ile bakanlık tarafından getirilmiş bir kural. Normalde ehliyetiniz olmasına rağmen yanınızda bulundurma zorunluluğu da vardır malumunuz. Bu da aynı şekilde değerlendirilebilir. Evrağın ıslak imzalı örneği de yanınızda olmak durumunda. Sonrasında ki değerlendirme kriterleri kolluğa kalıyor tabi ki.

Ben muhalefet ya da savunma amaçlı yazmıyorum yanlış anlamayın. Sadece bilgilendirmek ve herkesin en azından PANDEMİ SÜRECİ kapsamında biraz daha ehemmiyetli hareket etmesi için bilgi vermek istedim. Dedim gibi siz gidip belgeleriniz ile Sulh Ceza Hakimliğinde 10 dakikalık bir dilekçe ile bu sorunu ortadan kaldırabilrisiniz. Yanlış anlaşıldıysam affola.

Kolay gelsin