Sepetya adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Öncelikle bir POLİS olarak yazıyorum. Sokağa çıkma yasağı kural ihlali ile alakalı olarak gelen KAT'i emirler söz konusu. Bu emirlerin yürütmesi de genellikle ÇMB tarafından yapılıyor. İl ve ilçe merkezlerindeki POLİS mevcudu sıkıntısı nedeni ile özellikle ÇMB çok ciddi anlamda kurtarıcı olmuştur. Hatta çoğu noktada biz meslektaşlarından çok daha sert, çok daha atılgan oldukları da gerçek Ancak yine de kendilerini kısa zaman içerisinde ciddi anlamda geliştirdikleri ve ceraimlere olumlu etkileri (BİZZAT İÇERİSİNDE OLDUĞUM İÇİN TARAFSIZCA SÖYLÜYORUM) Ceza yazma konusunda şöyle ki KOLLUK KUVVETLERİ'nin bu anlamda idari yaptırım yetkisi bulunmuyor. Kolluk, sadece tutanak tutar sizi o an orada gördüğüne dair ve imzanızı alır. (İMZA ATMAZSANIZ DAİMZADAN İMTİNA NOTU DÜŞERLER. O AN TC KİMLİK NUMARANIZI TUTANAĞA İŞLEMELERİ DE KANIT OLARAK DEĞERLENDİRİLİR)

Bu imza ilçe kaymakamlıklarına gider. Kaymakam ya da Kaymakam Vekili evrakı inceler ve cezaya dönüştürme yetkileri onlara aittir. Kaymakam, cezai yaptırıma dönüştürdüğü anda da sizlere itiraz yolu açılır. Genellikle de haklı sebebiniz (İZİN KAĞIDI, HASTA RAPORU YA DA REÇETE VS.) Sulh Ceza Hakimliklerine giderek itiraz edebilirsiniz. Ki itirazınız için o tutanağı tutan kolluklardan da açıklama alınır ve kısa sürede cezai yaptırım iptal olur.

Ancak yine içerisinde olduğum için söylüyorum. Türkiye'de bu yasakları takmayarak Tİ'ye alan ve kolluk kuvvetlerini genel olarak küçümsemeye kalkan insanların sayısı azımsanamayacak kadar fazla. Hal böyle olunca da insanları bazı konularda bilinçlendirmek için de ne yazık ki maddi yaptırım en kesin çözüm oluyor ve bu çok acı. Ancak çok acı olsa da yapmak en kesin çözüm.

Saygılar
Dediklerinizde katıldığım noktalar var ancak kolluk kuvvetlerini takmayan var diye gövde gösterisi yaparak ceza kesmek ve insanları korkutarak otorite sağlamaya çalışmak kadar saçma bir şey olamaz maalesef. Ayrıca bana devletin verdiği izin kağıdı varsa ve gerekli şartları sağlıyorsam kimse kusura bakmasın da bunu üsteleme gibi bir hakkı olamaz. Devletten daha mı otoriter bir güçten bahsediyoruz ki devletin verdiği kararları sorgulayabiliyor. Ayrıca polisler içinde de dediğiniz olayı yapmaya çalışan çok kişi gördüm. Pandeminin ilk aylarında mesleğim gereği her türlü sokağa çıkma yasağından muafım yanımda hizmet dökümü vs var şirketin yazısı da telefonda görüntü olarak mevcuttu. Sarıyer'e gittim oradan Levent vs derken baya bir ilçe gezdim Pazar günü. Bağcılar Meydan'a geldim tekrar kontrole girdim o gün girdiğim sanırım 4. çevirme olması lazım. Evrakları gösterdim yok bu yazı yanında fiziksel olarak olacak diye tutturdu. Firmayı arayıp soralım diyorum ona da yok diyor. Sonunda antetli kağıdı bagajdan çıkarıp yazdım kaşe-imza yaptım gösterdim bu sefer de niye sen imzaladın demeye başladı. İmza sirküsü ve vekaletnameyi gösterince yine ben ne dersem o modun girmeye çalıştı da Allah'tan o sırada ekip aracındaki başka bir memur çıktı da olay uzamadı. Demek istediğim otorite sağlamak için biz ceza kesmek istiyorsak keseriz mantığı çok saçma ve antipatik bu şekilde otorite sağlanmaz kendilerinden daha çok nefret ettirirler.