Öncelikle siyasete girmeden konuşmaya çalışacağımı belirtmek isterim:
Hiçbir kaynak verimli kullanılmıyor. Misal vermek gerekirse ülkede yapılan kamu ihalelerinin büyük bir kısmı (tam oran bilmiyorum) YİD modeline göre yapılıyor. Tabi ihalelerde torpil artık gelenek olduğu için yüklenicinin alacağı garanti ücret gerçekçi veriler üzerinden değil, astronomik veriler üzerinden belirleniyor (herhangi bir analiz yapıldığından şüpheliyim, yapılsa bile ÇED raporuna yazılandan aykırı bir ihale teklifi verildiğini düşünüyorum). Garanti ücretler de büyük oranda döviz üzerinden ödendiğinden ötürü ülkenin özkaynağı bir hiç uğruna gidiyor. Bu sadece işin ihale tarafındaki boyutu. Üretim kısmında yapılan israfları yukarıda bir arkadaş bahsetmiş zaten.

Ülkeye bazı firmalar üretim tesisleri kuracakmış, bu düşürebilir diyorlar bazı arkadaşlar. Bu konuda pek iyimser olmayalım derim nitekim bu yatırımlar 30-50 milyon dolar (Xiaomi, Samsung) bazında olduğuna göre büyük bir üretim tesisi değil, küçük üretim kapasitelerinde kurulacak tesisler planlanıyor. Tabi ülkemiz güven verirse bu firmalar üretim kapasitelerini büyütecektir tabii. Ama güven verme konusunda ülke pek başarılı değil.

Kısacası bu düşüşler iyimser düşüşler değil, yatırımlar ise benim nezlimde doların düşüşüne büyük etkisi olmayacak yatırımlardır. Umarım gidişat beni yanıltır.