Glare adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Merhabalar,
Ülkemizde bulunan 20 yaşında olan gençler bile şimdiden emeklilik hesabı yapıyor ve "kendini sağlama almaya" çalışıyor.
Bazen bu durum bana aşırı saçma geliyor. Ortalama yaşam süresi 77 yıl olan bir ülkede 65 yaşında emekli olup 3000 tl maaş alsan ne olucak anlamıyorum.
65 yaşına kadar gelip kenara bir birikim atamıyorsan veya ufak tefek bir yatırımın yoksa zaten hayatı çok önemsemiyorsun demektir.

Büyükler bu konuda çok şanslı. 35 yaşında emekli olan insanlar tanıyorum.
Piyasadaki toplam para arzı sınırlıdır.
Herkesin 15 sene yetecek birikim yapması, 15 sene yetecek servet sahibi olması mümkün değildir.
Çünkü senin 15 sene yetecek birikim yapman bir başkasının birikim yapamaması anlamına gelir.
Ya da bir başkası 30 sene birikim yaptığında senin birikimini çalacaktır önümüzdeki yıllarda.
Ayrıca ister maaşlı çalışsın ister kendi işini yapsın insanların 30 sene çalışıp 15 sene çalışmadan geçinecek birikimi yapmalarının yolu ihtiyaçlarından 2 kat fazla para kazanmaktır.
Bu maaşlı insanlar için zaten mümkün değildir. Kendi işini yapan burvuvalar için de mümkün değildir, gelir arttıkça yaşam standardı artar ve insanın ihtiyaçları da artar.
O nedenle 30 sene çalışıp 15 sene aynı hayat standardı ile yaşayacal parayı biriktirmek toplumun %99'u için asla mümkün değildir.
İster kendi işini yapsın ister maaşlı çalışsın 30 sene boyunca gelirinin her ay %10 unu tasarruf eden adam en fazla 3 sene yetecek birikime sahip olur.
Gençlikte kendine çok güvenen ve bugün devletin verdiği bir kaç yüz lira yaşlılık yardımları için ziraat bankası kapısında bekleyen yaşlılar var.

Emeklilik işçi sınıfının kapitalist sisteme karşı örgütlü ve şiddetli mücadelesi ile kazanılmış büyük bir zaferdir.
Ya ideolojik olarak zayıfsınız ya da kendinizi işçi değil burjuva olarak görüyorsunuz.
Ama burjuva bile olsanız yaşlanacaksınız, eskiyeceksiniz, sisteme yeniliklere ayak uyduramaz hale geleceksiniz.
Koca koca şirketler 30 senelik süreçlerde kaybolabiliirken batabilirken sizin bireysel olarak sürdürülebilir şekilde emekliliğe kadar sürekli kar edip birikim yapabileceğinize inanmanız büyük bir özgüven.
İnşallah özgüveninize layık bir hayat yaşarsınız.

Çünkü insanın hayatının ilk 30 senesi olduğu gibi bir de son 30 senesi var.
İşin bir de sağlık sigortası boyutu var. Bu ülke bir çok ülkede olmayan çok kapsamlı ve sınırsız bir sağlık sigortası sunuyor vatandaşlarına.
Eski kayınpederim sedef hastasıydı. Heyet raporu ile tek dozu 6bin dolar olan enjeksiyonlardan haftada 1 kez vuruluyordu, tedavi 3 ay sürüyordu.
Ayda 24 bin olardan 3 ayda 72 bin dolar tek bir hastalığa 3 ayda harcayacağın bir parayı kazanabileceğine mi inanıyorsun?
Yoksa kanser olduğumda 100 bin lira tedaviye harcamak yerine kıvranarak ölmeyi tercih ederim mi diyeceksin?
Ve eğer 77 yaşına kadar değil 87 yaşına kadar yaşarsanız ve bahsettiğiniz birikim ve emeklilik hakkına kavuşmadıysanız, gençliğinizde ne kadar mutlu olursanız olun bu dünyadan çok mutsuz ayrılacaksınız demektir.

Bir de aile ve çocuk sahibi olmayı düşünmüyorsunuz herhalde.
Çocuğunuz 10 yaşındayken bu dünyaya erken veda ettiğinizde çocuğa ve eşinize yeterli parayı bırakamama ihtimalinizi de düşünebilirsiniz.

Breakin Bad izlediyseniz Amerika'da sağlık ve sigorta sisteminin ne kadar sert ve acımasız olduğunu görürdünüz.
Amerika'da vatandaş kendi risklerini kendi sigortalamakla yükümlüdür.
Herkes vergi verir ve kimse kendi vergisinden başkasının haksız yararlanmasını istemez.
Hasta olan sigortasız adama zamanında sigortanı yaptırsaydın derler, evi hortumda depremde yıkılana, neden sigortalatmadın derler.
Çünkü bizim ülkemizde insanlar devlete güvendikleri için zorunlu olmayan hiç bir sigortayı yaptırmıyorlar ve zorda kalırlarsa devletten yardım bekliyorlar.
Oysa devletin parası yok, devlet diğer insanların parasını ihtiyacı olanlara dağıtıyor.
Bizim ülkemizde devlet, birilerinden aldığı vergiyi gençliğinde zor günler düşünmeyen, sigortaya vereceği parayı yiyen insanların sağlık ve sosyal güvenlik bedellerine harcıyor.

Allah ne bizi ne sizi kimseyi emeklilik maaşına muhtac etmesin.