Hiçbir siyasi yorum katmadan anlatayim;

Yılbaşından önce Boğaziçi Rektörlüğü'ne Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Kayyum atandı ve rektör görevi verildi. Bunu istemeyen öğrenciler biz (öğrenciler, akademisyenler) kendi rektörümüzü kendimiz seçelim diye eylem yaptılar.

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle rektör atanan bir çok üniversite oldu hem şuanki Cumhurbaşkanımızla hem daha önceki görev yapanlar yeri geldiğinde devlet üniversitelerine* rektör atayabiliyor yada oylamada karşısına çıkan rektör adaylarından birini seçip rektör yapabiliyordu. Bazı muhalifler bunu sanki ilk kez uygulanıyormuş gibi lanse edip olumsuz tutum sergilediler.

Rektörün doğrudan kararname ile atanmasını istemeyen Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ise eylem yapınca işin içine bunu büyütmek isteyen diğer sol gruplar girdi ve aslında masumane başlayan eylemler bir yandan da patlak vermeye başladı. Detaylara girmeyeceğim.

Kısaca; Boğaziçi Üni. öğrencilerinin çoğunun suçu günahı yok tamamen kendilerince haklılar. Ama işin içine "eylem var dediler geldik" diyen tiplemeler girince iş sarpa sardı.

Bugün tekrar gündeme gelmesinin sebebi ise bir polis amirinin gözaltına alınan bir gence "aşağı bak" demesi üzerine Twitter'da gündem olup, başlatılan #AşağıBakmayacağız hashtag'i ile öğrencilere destek verilmesi.

Siyasete girmeden de anlatılabiliyormuş, eksiği var fazlası yok. Benim yorumladığım bu şekilde. Okuduğunuz için teşekkürler.