Tüm sokak çocukları için umut ışığı olan bu günü kutlamak ister misin? İstersen her şeyden önce hiç duymadığın bu özel günün hikayesini öğrenelim.


https://www.youtube.com/watch?v=tYIYIVG64C4

İşte başlıyoruz.

Öncelikle 1 Şubat Dünya Sokak Çocukları Farkındalık Günü'nün fikir babası olan Abdülkadir Ocak'ı tanıyalım;
Abdülkadir Ocak 1995 Yılında Eskişehir'de doğdu, aile içi şiddet(Babasının annesini bıçaklaması) nedeniyle kardeşleriyle birlikte yetimhaneye yerleştirildi ve bir süre sonra 1997 Yılında Eskişehir'den Bahçelievler Şeyh Zayed İstanbul Çocuk Yuvası'na gönderildi, ardından 12 yaşına geldikten sonra Samandıra Kızılay Erkek Yetiştirme Yurdu'na gönderildi, bir süre sonra yurtta çıkan yangından nedeniyle Ağaçlı Çocuk Esirgeme Kurumu'na verildi. Kargo paketi gibi sürekli bir yerlere atılan Abdülkadir Ocak SBS'de 3. oldu ve bu başarısından dolayı kendisine laptop hediye edildi, yetimhane yönetimi laptopu elinden aldı bu sebeple bir gün ziyarete gelen valiye konu hakkında şikayette bulunması onun 1 hafta boyunca odaya kilitlenmesine sebep oldu. Ağaçlı Çocuk Esirgeme Kurumu Abdülkadir'in hayatının dönüm noktası oldu ve bir çok kötü alışkanlık edindi, arkadaşlarıyla yurttan kaçmaya ve zararlı maddeler kullanmaya başladı. Açlık, cinsel istismar ve şiddetle geçen 18 yılın ardından 2013'te 18 yaşına geldiği için yurttan *sözde* kendi isteğiyle ayrılıp hayatın içine atıldı. Sokakta yaşayan bir insan olduğu için kaybedecek hiç bir şeyi yoktu, bu nedenle diğer çocuklar gibi kuralsız bir hayat yaşıyordu. Gerek madde kullanarak gerek suçlara karışarak bir şekilde iyi ya da kötü hayatta kalma çabasındaydı; diğer sokak çocukları gibi.

Olayların Gelişimi
Belgesel yapımcısı olan Ufuk Kıray ve Şevket Şahintaş bir süredir sokak çocuklarıyla ilgili belgesel çekme peşindeydi, kendi yakaladıkları görüntülerin yetersiz kalacağını düşünen ikili seyirciye onların hayatını onların gözünden göstermek istiyordu. İkili 7 ay boyunca bu görevi üstlenecek kişiyi aradı fakat uygun kişiyi bulamadılar. Abdülkadir, arkadaşı Okan ve Recep'in mekanını (Mekruh bina) ziyarete gitti o sırada binanın kepçeyle yıkılmakta olduğunu gördü, bu anı görüntüleyen Ufuk Kıray ve Şevket Şahintaş'a denk gelen Abdülkadir başta onları "Sokak çocukları üzerinden prim yapan gazeteci" olarak görüp argo üslupla onlara yanaştı, ancak niyetlerinin öyle olmadığını anlayınca ikiliyle sohbet etmeye başladı. Abdülkadir'in konuşmasından ve hayata bakış açısından etkilenen ikili bir risk almaya karar verdi. Abdülkadir'e kamera verip "Bu kamerayı ister sat istersen de kendi hayatından görüntüler çek." dedi, Abdülkadir başlarda bir beklentisi olmadığı için kamerayı satma fikrine sahipti ancak bunu yapmadı ve görüntü çekmeyi tercih etti. Abdülkadir'in çektiği görüntülerden etkilenen ikili kendine ait belgeselinin olmasını ve çektiği görüntülerin kendi belgeseli için kullanılmasına karar verdi.

Abdülkadir'in Hapse Girmesi ve Belgeselin Durumu
Hakkında yakalama kararı olan Abdülkadir kaçak hayatını bitirmeye karar verdi, son görüntüsünü çekip adalete teslim oldu ve cezaevine girdi. Bu süreçte Ufuk Kıray ve Şevket Şahintaş ikilisi belgeselin montajına başladı ancak cezaevinde bulunan Abdülkadir'e mektuplar göndermeye devam etti. Cezaevi ağırlığını da üzerine alan Abdülkadir yoğun şekilde bunalıma girmişti, bu sırada Abdülkadir'den depresif bir mektup alan ikili apar topar görüşe gitti, duygusal geçen bir görüşten sonra ikili kendi belgesellerini montajlamayı bırakıp 1 Ay boyunca zorunlu olmadıkça evden çıkmayarak Abdülkadir'in kendi belgeselini montajlamaya başladılar. Montaj süreci bittikten sonra belgesel jüri karşısına çıkmak üzere çeşitli festivallere gönderildi ve 2. Uluslararası Siirt Kısa Film Festivali'nden jüri özel ödülü almaya layık görüldü. Pandemi nedeniyle çıkartılan aftan yararlanan Abdülkadir cezaevinden çıktı ve belgeselini ancak o zaman izleyebildi.

Abdülkadir ve Ailesi
Yurtta kız/erkek ayrımı yapıldığı için ablasını ve kız kardeşini görmedi, yurttan çıktıktan sonra askere de yalnız gitti. Yalnız geçen yılların ardından her şeyi yoluna koyduktan sonra ailesine ulaşıp onları gördü ancak yaşadığı hayatın onlardan farklı olması ve aile kavramına sahip olmaması nedeniyle onlardan uzak kalmayı tercih ediyor.

1 Şubat Dünya Sokak Çocukları Farkındalık Günü
Şahsi fikrimi dile getirmem gerekirse; dünyada genel olarak kutlanılan sayısız özel gün olmasına rağmen bunların birçoğunun kendi içerisinde kutlandığı, gerçekten ihtiyaç sahibi olanlara bir şey katmadığı tarafındayım. Aslında Abdülkadir Ocak'ın düşüncesi "Sokak Çocukları Günü" şeklindeydi ancak Ufuk Kıray ve Şevket Şahintaş'ın da önerisiyle isim değişikliği yapıldı ve "Sokak Çocukları Farkındalık Günü" halini aldı.

Destek Olalım
Bu günü sosyal medya hesaplarımızda paylaşarak Abdülkadir'lere ses olalım, Twitter'da #sokakcocuklarifarkindalikgunu etiketiyle paylaşım yapabilirsiniz.



Belgesel:

https://www.youtube.com/watch?v=IN-A92pJaCE