Daha birkaç sene önce tohum, mazot, sulama, işçilik, gübre, tarım ilacı vs. maliyetleri yüksek olduğundan dolayı 2 liraya mal edilen soğanlar sırf depolandı diye (koynunda saklamalıydı çünkü veya derin dondurucu içinde muhafaza etmeliydi) bu ülkenin üreten çiftçisine ter.örist denmedi mi? Depocu stokçu denmedi mi? Tarlada mı kalacaktı evine mi koyacaktı ne yapacaklardı acaba, patates soğan depoda tutulur bu kadar basit. Maliyeti yüksek olan çiftçi haliyle malını pahalıya sattı, son kullanıcı çok daha pahalıya ulaştığı için Mısır ve Suriye gibi kavgalı olduğumuz ülkelerden ucuza patates soğan ithal ettik ve yerli üreticinin malı elinde kaldı, çürüdü, böyük şeeerlere göç etti, tekrar üretmedi, çok haklı olarak bıraktı bu işleri ve hem kazanmayacak, hem üretecek üzerine ter.örist damgası yiyecek. Girdi maliyetleri yüksek olunca işte böyle oluyor maalesef.

Fakat ithalat kazançlı olduğunda düşman Mısır'dan bile patates getirildiği zaman yerlinin kimse yüzüne bakmıyor, yarınımızı düşünüp üretmemiz lazım demiyoruz, orada daha ucuz hadi getirelim fiyatlar ucuzlasın diyoruz. Dolar şu an o fiyatlar olsa pahalıya ürettiğimiz hiçbir malı dışarıya pazarlayamazdık ve ülkeye döviz girişi olmazdı, dışarıda ucuz olduğu için çok fazla döviz dışarıya çıkardı ve o kur katlanarak artardı. Zaten bunu yaşadığımız için günümüzde bu haldeyiz. Zamanında GÜÇLÜ TL propagandası yapıldı, TL değerli tutulmaya çalışıldı. Çin ve Rusya tam tersini yaparak paralarını develüe ettiler, ÇİN MALI kavramı ortaya çıktı ve iç pazarda ne alırsan 1 milyon ürünleri Çin'den alınıp satılırken aynı ürüne kimse yerli diye 10 kat para vermedi, üretmeyi bıraktı. Çin büyüme rekorları kırdı, Trilyon Dolar bandında ABD tahvilleri var ellerinde ve dış ticaret fazlası veriyorlar. Hala kendi paralarını daha fazla değersizleştirmek ile tehdit ederek Amerika'yı çıldırtıyorlar mesela. Çin malları daha fazla ucuzladığında Amerika'nın müşterileri Çin'e akacak çünkü. Paranızın değersiz olması çok güzel bir şeydir lakin çok fazla üretim yapmanız gerekiyor. Paranız değerli ise dışarıdan mal getirmek ekonomik olarak sizi zorlamaz ama dışarıya satarken sıkıntı yaşarsınız. Paranız değerli olacaksa da en azından kendinize yetebilecek durumda olmalısınız. En güzel örneklerden biri Venezuela ve bizim belki 3-5 sene sonraki durumumuzdalar. Petrol fiyatlarının düşmesi ile birlikte resmen yere çakıldılar, üstelik en zengın petrol ve doğalgaz rezervine sahip olan ülke şu an ne durumlarda, hiçbir şeyi olmayan biz üretmezsek durum daha da kötüye gider. Venezuela üretmeyen bir ülkeydi, yılda 100 milyar dolar petrol satıyordu ve dışarıdan 100 milyar dolarlık ithal ürün getirerek dönüyordu, petrol olduğu için kimse üretmiyordu çünkü ve yarınını düşünmeden ithal ürünler ile yaşıyorlardı. Bir denge söz konusuydu, 100 milyarlık sat, 100 milyarlık al gibi, çok basit. Fakat gün geldi ve petrol fiyatları çakıldı, artık aynı miktarda petrolü 40'a sattılar fakat ithal etmeleri gereken yine 100, ertesi sene yine 100, sonra yine 100. Gelirler azalınca haliyle giderleri kısmaya çalıştılar, 40 sattılar ve sadece 40 milyarlık ürün ithal ettiler. Piyasada çok az ürün ARZ edilmiş ve çok fazla TALEP olunca haliyle arz / talep ile fiyatlar sürekli yukarı çıktı, enflasyon hızına yetişilemedi. 3 kişinin tuvalet kağıdına ihtiyacı var ve 1 adet ithal edilmiş, elde sadece 1 tane var ve 3 müşteri o 1 ürün için kapışıyor. Ne olur? Tabi ki en fazla veren kazanır işte bu kadar basit. Yarınların düşünüp üretselerdi, tüm hayatlarını yeraltı kaynaklarına endekslemeselerdi işler bugün çok farklı olurdu. Tabi ki ambargo ve opec krizleri ile Amerikan yaptırımlarının üzerine beceriksiz bir yönetim bu süreci hızlandırdı ama hem petrolü hem doğalgazı olan bir ülkenin bu hallere düşmesi ve tüm nüfusunun ortalama 15'er kilo zayıflamış olması tüm Dünya'ya büyük bir ders olmalıdır diye düşünüyorum. Günümüzde Arjantin hızla bu yolda ilerliyor, arkasından kimler geliyor CDS primleri en yüksek olan ülkelere bakarsanız anlarsınız.

Kısacası dövizde orta yolu bulmak önemli fakat bunu piyasaya bırakmak gerekir. Adı üzerinde dalgalı kur politikası uygulanıyor ülkemizde yani kur dalgalanıyor, sabit kur olsa yöneticiler x dolar = x tl olacak derdi ve resmiyette o kur üzerinden işlem görürdü, arka kapılarda döviz karaborsası oluşurdu. Müdahale etmeden doları kendi haline bırakarak yolunu bulmasını beklemek en iyisi. Tabi bu süre içerisinde TL değerli olsun sattığımız para etsin, aldığımız ürün içinse daha az emek vermiş olalım diyorsak üretmeliyiz, üretmeliyiz ve yine üretmeliyiz.