Kirada bulunduğumuz evin satın alınması ve yeni ev sahibinin kendisinin oturacak olması nedeniyle ev aramaktayız.

İstanbul gibi bir yerde deprem korkusu nedeniyle yeni binalar bakıyoruz, yeni dediğimde 0 ila 10 yaş arası. O nedenle baktığımız bütün ilanları tek tek yazmaktansa sadece en son ilanı söylesem yeterli. kira bedeli 1800₺ + depozito 3600₺ istiyor sayın ev sahibi. Yani sayın ev sahibinin, evine taşınabilmemiz için 5400₺ kendisine vermemiz gerekiyor. Arkasından da emlakçı arkadaş geliyor ve diyor ki bir kira bedeli de ben alayım derken toplamda 7200₺ ye bir eve yerleşmenize izin veriyorlar. Doğalgaz, elektrik, su ve taşınma bedellerini vs saymıyorum bile. Onları da sayarsak çok rahat 10.000₺ yi bulacaktır eminim. Kendimi geçtim hadi, çocuksuz yeni evli ve asgari ücretten yüksek 3.500₺ dolaylarında kazanan iki çiftin bile yemeden, içmeden kesip, o ay aç gezmeye karar verseler dahi ev sahibi ile emlakçıyı memnun edemiyorlar hesaplarsanız.

Keza araba fiyatları da öyle, son çıkan haberleri çoğunuz görmüşsünüzdür. Bayiden alınan yeni peugeout 208'leri artı 30-40k fiyatlar ile sarı sitede satmaya çalışıyorlar. Bakın arkadaşlar bu ticaret değildir. Elindeki nakiti fırsat bilerek ihtiyaç olmayan bir şeyi alıp, piyasada tüketip, fahiş fiyatla satmaktır. Bu aç gözlülüktür, fırsatçılık, karaborsacılıktır.

Evet malını isteyen istediği şekilde satabilir. Ancak üzüldüğüm nokta şu; insanların bu kadar bencilleşmesi, halden anlamaktan bu kadar uzaklaşmaları. Yazık gerçekten bize.

@T3NGRi; arkadaşın paylaştığı güzel bir post. Gerçekten de durumu özetliyor.

T3NGRi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Hocam az önce bir konuda sizin duruma uygun bir fıkraya denk geldim.
Adamın biri hakkın rahmetine kavuşmuş. Günahları ağır basmış olacak ki, cehenneme düşmüş. Cehennemde, yanlarında ülke adı yazan kocaman birer kazan, her kazanın başında da birer zebani varmış. Kazanda kavrulup duranlardan kazara başını çıkarabilen olursa, zebani elindeki dev sopayla onu aşağıya itermiş. Bir tek, yanında “Türkiye” yazan kazanın başında zebani durmuyormuş. Bizim adam kendi kazanına atılmadan zebanilerden birine sormuş: “O kazanın başında niye zebani yok?” Zebani demiş ki: “Türkiye’den gelenleri kendi hallerine bırakıyoruz, aralarından sivrilen olursa diğerleri onu hemen bacaklarından aşağı çekiyorlar.” @Metehanozsoy; arkadaşımız yazmış.
Şaka bir yana halkın fırsatçılığı gerçekten insanı çileden çıkarıyor. Devletin fırsatçılığı yetmezmiş gibi...