Yüzyıllar boyunca filozofların bir cevap aradığı sorulardan bir tanesi. Genel bir mutluluk ifadesi bulmak elbette ki zor olacaktır. Çünkü herkesin mutluluk beklentisi birbirinden tamamen farklı. Montesquieu'ya göre mutluluk bir varış noktası değil bir yolculuk biçimidir. Buddha da mutluluğun varış noktası olan bir yer olmadığını söyler ve bunun aslında bir yol olduğunu söyler. Nietzsche'ye göre de mutluluk kısa süren bir şeydir ve her an sizi terk edebilir. Kimileri de mutluluğa özgürlük der. Biyolojik olarak bakıldığında ise mutluluk beyinde gerçekleşen bir olaydır ve serotonin, dopamin ve endorfinin salgılanmasıdır. Bazıları bunları yapay yollarla birtakım maddelerle sağlar. Ancak bu maddeler beyinde var olan dopamini ve serotinini hızlı bir şekilde tüketir. Kişi de bu yüzden kullandığından büyük bir mutluluk duygusu yaşar. Fakat sonrasında artık günlük hayatında kendisine mutluluk ve zevk veren şeylerden keyif alamaz hale gelir. Bunun sonucunda da yeniden kullandığı maddeye ihtiyaç duyar. Tabi buradaki en büyük sıkıntı bu maddelerin dopamin ve serotonini üretmesi değil aksine beyinde olanları hızlı bir şekilde tüketmesidir. Genel olarak baktığımızda mutluluk kavramı kişiden kişiye göre değiştiği gibi aynı zamanda bakış açısına göre de değişebiliyor. Biraz uzun bir yazı oldu. Aklıma gelenleri yazayım dedim. Üzerine uzun uzun konuşulabilecek konulardan bir tanesi.