Bi uzman olarak cvp verim, bana dua edin...
Kilo alamamak da, kilo verememek de benzer sebeplerdendir...
Metabolizmanın düzensiz çalışması...
Bunu etkileyen faktörler ise:
a. Düzensiz ve plansız beslenme
b. Stres ve beyinsel döngüler
c. Bilinçsiz sıvı tüketimi
d. Çevresel faktörler
e. Hareketsizlik, eylemsizlik momentumu
f. Vücutta bulunan asalak, parazit vb
daha çok madde var ama ana maddeler bunlar...
ÇÖZÜMLER:
a. Beslenme:
Yemek öğünlerini belirli saatlerde, düzenli yapmalı... Sabah 008 de kahvaltı yapıyorsak, bunu birgün 8,birgün 10 yapmamalı...
Yemekten yarım saat öncesinden itibaren ve yemekten sonra yarım saat su içmemeli, suyu yemekle beraber tüketmeli (ki Rasulullah sav Efendimizin Sünnetidir) çünkü; yemek yerken doyma süresi yaklaşık 20 dakikadır ve az da yesek çok da bu süre bitiminde beyne, "doydum" sinyali iletilir, beyinde mideye asit gönderir, bu asit çok kuvvetlidir ve midedeki gıdayı eritir....
Şimdi tam asit salınımı olduğunda su içerseniz, asitin etkisi azalır ve sindirim tam olmaz... Sonra beraberinde gaz, şişkinli problemi de getirir..
Beslenmede diğer önemli bi husus ise ayakta yemek, içmek, fastfood türü gıdalar tüketmek..
Midenizde ikinci bir beyniniz var dersek ne dersiniz? Peki ya bu ikinci beyin modunuzu, geçirdiğiniz tüm hastalıkları, hatta verdiğiniz kararları etkiliyor desek? Yoksa siz bunların beyninizde gerçekleştiğini mi düşünüyordunuz?
Michael Gershon diyor ki, "Midedeki beyin kafamızdakinden bağımsız çalışan bir organ, yani ikinci beyin." Gershon'un midedeki beynin keşfiyle ilgili çığır açan 50 yıllık bir çalışmanın devamı niteliğindeki araştırması, okuyanı hayrete düşürecek cinsten.
Dr. Gershon, 100 milyon nöronun dizildiği ESS'nin (Enterik Sinir Sistemi, yani bağırsakların yönetim merkezini oluşturan nöronlar) kendi kendine çalıştığını gördü. Yemeği midedeki beyin hareket ettirip bağırsağa gönderiyordu. Dahası midenin beyne gönderdiği sinyaller mutluluk, stres, anı, hafıza, hatta karar verme mekanizmalarını etkiliyordu. "Midede kabaca tamir edilen düşünce bozukluğu ileride meydana gelecek büyük depresyonları önlüyor" diyor.
"İştah yemekle gelir. Bir şeyi yedikçe devamı için mideyi teşvik edersin" derler ya, gerçekten öyle. Düşünün, nasıl beslenirseniz ona alışıp hep onu yemeye başlıyorsunuz. Fransız uzman Wim De Neys aslında bu yazıyı okuyan herkesin kafasındaki bir tilkiyi uyandırarak noktayı koyuyor: "Mideden yayılan sinyallerin kararlarınıza etkileri bilimsel olarak kanıtlanmaya başladı. Ama mide isimden kaybediyor!" Aynı şeyi düşündünüz değil mi? Kafa önemli; mide, bir organ işte. Artık atıştırırken bir kez daha düşünün!