Barış Manço cumhurbaşkanı olmak istemişti. Kadıköy belediye teşkilatında siyasetin iç yüzünü görünce tüm hevesi kırılmıştı.
ÖDP son çıkışında aydın ünlü ihtiyar sınıfından en güçlü isimleri toplamış ama seçim sonucu yine meclise giren en küçük partilerin bile altında kaldı.
Yakın geçmişte siyaset meydanına çok güvenilir çok düzgün insanlar da gelmiştir. Ancak her şeye rağmen hükümetler tam olarak ülkeye nefes aldıramadı.
1970 ile 2000 arası Türkiyeyi düşününce Erdoğanın tek parti iktidarı olağanüstü bir değişimdir. Bunu 20 yıl sürdürebilmesi çok büyük bir başarıdır. Üstelik ekonomi terör darbe tehlikelerine rağmen...
Muhalif kesim bir yana, iktidar yanlıları bile bu gerçeği ve sebebini tam olarak anlamıyor, veya anlatamıyor.
Türkiyede istikrar için her şeyden önemlisi otorite sahibi bir hükümet ve liderdir. Erdoğan doğrularıyla yanlışlarıyla bu boşluğu doldurdu.
Koskoca ülkenin bir kesiği var ki, Erdoğanın yerine liderlik yapacak ne iktidar yanlısı ne de muhalefetten bir kimse görünmüyor. Şu anda halkın güvenebileceği alternatif bir lider veya parti de yok. Peki alternatif vardı da onu Erdoğan mı engelliyor? Alakası bile yok. Şu anda cilalanıp parlatılan en önce 4 aday var: Demirtaş, İmamoğlu, Babacan, İnce. Her birinin kendine göre eksileri ve zaafiyetleri var. Bir yolunu bulup cumhurbaşkanlığı seçimini kazansalar bile ülkeye fayda sağlayacakları muamma.
***
t.ug.kl.al.