LordHaseky adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Hocam haber kanallarına akşam bakın, gündem de hep yapay konular. Şu şuna bunu demiş, darbe iması, 'Dış güçler acaba ülkemize bu sefer hangi oyunu oynuyor' temalı tartışmalar.
Hiçbiri gerçek gündemi konuşmuyor. Halkın gerçek gündemi ekonomik kriz, düşük alım gücü, pazar ve market fiyatları.
Doğrudur hocam.

Ancak düşük gelirli bölgelerde daha fazla itaat eğilimi olduğunu görüyoruz. Maalesef problem, bu halde olmasının nedenlerini komplo teorilerinde arayan ve hakikati anlasa bile sesini çıkartmayan halkta (bunun nedeni kimi zaman ideolojik zıtlıklar da olabiliyor tabii).

Bu konuyu görünce sinirlendim; ancak 2018 yılından beri pek umursamıyorum. Açık konuşayım, gündelik politikalardan en az etkilenenlerdenim. Ancak eskiden, insanların yaşamak denemeyecek hayatlarını görünce çok fazla tepki gösteriyordum. Ama haline üzüldüğünüz ve "bu haksızlığa razı olmamalısın" dediğiniz kişiden "çok şükür halimize, şu an uçuyoruz" tepkisini aldığınızda, "ben neden kendi canımı sıkıyorum?" sorusunu sormaya başlıyorsunuz. Kaczynski'nin "aşırı toplumsallaşma" şeklinde isimlendirdiği olguya denk gelince(Sanayi Toplumu ve Geleceği), önceki duyarlılığımın mantıklı olmadığına iyice ikna oldum (Kaczynski'nin görüşlerinin geneline katılmıyorum elbette; ancak doğru olduğunu düşündüğüm çeşitli noktalar da var)

Ekonomik durum, haline şükreden kişiyi 10 etkiliyorsa beni 1 etkiliyor. Eğer o halinden memnunsa, bana laf düşmez. Kendi seçimi.

Oturduğum caddenin az aşağısında bi gece kulübü var. Koronadan önce bazı geceler silah sesine uyanırdım, aralarında çatışırlardı. Kulüp tekin bir mekan değil, gelen tipler de barzo denebilecek nispeten kalantor kesim. Silah sesine uyandığım ilk zamanlar, ne oluyor, acaba birine bir şey oldu mu diye düşünür, kalkıp bakardım. Oturduğum yer iş yeri ağrılıklı olduğu için, gece o saatte(4 gibi dağılıyorlar) kulüpteki kargaşadan zarar görebilecek alakasız kişilerin olma olasılığı pek yok. Bu tür bir ortama giriyorsanız, birçok şeyi göze almanız gerektiğini düşünüyorum(zaten alakasız kişileri kolay kolay içeri almazlar). Bir zaman sonra, silah seslerine uyandığımda, rahatsız olmadan geri uyumaya başladım. Bu ortama bilerek/isteyerek, silahla giriyor ve kavgaya karışıyorsanız; ölmeyi veya öldürmeyi göze almışsınız demektir. Buna verdiğim tepki ile, ekonomik duruma verdiğim tepki artık hemen hemen aynı. Alakasız kişilerin zarar görmesini hiçbir zaman istemem; ancak tercihlerinin sonuçlarını yaşayan insanları artık pek düşünmüyorum. Kanıksadım anlayacağınız.

Kendi tercihleri haricinde zor duruma düşüp de mücadele edenlere karşı elbette hala duyarlıyım; ancak tercihlerinin sonuçlarını yaşan ve hala olayların farkına varamamış insanlar için artık canımı sıkmıyorum. Bunu tavsiye ederim.