Normalde 1 milyarlık tarım ürünü aldığında da yanlış politikalar yüzünden o 1 milyar bahsettiğin şekilde ülkede dolanmıyor.
Çiftçilere hayvancılara verilen krediler yurt dışı sendiksyon kredileri ile alındığı için çiftçinin kredi borçlarından bir miktar yurt dışına çıkıyor.
Çiftçinin tohumu, gübresi, mazotu, traktörü, sulamada enerji ithal olduğu için bu maliyetlere harcanan paranın da yurt dışına kaçıyor.
Hayvancının ilacı, aşısı, yemi, soğuk zincir için enerji ithal olduğu için yurt dışına para kaçmaya devam ediyor.
Yani yanlış politikalar ve dışa bağımlı girdiler yüzünden düşük katma değerli üretim yapıp hep dışarı para kaçırıyoruz.
Normalde ithalatın bedeli ihracat ile finanse edemediğin sürece büyüktür.
Yani katma değeri yüksek ürün üretiyorsan buradan kazandığın para ile katma değeri düşük ürünler ithal edebilirsin ve zarar etmezsin.
Ama bu gıda, ilaç, silah ve enerji gibi stratejik sektörler için geçerli değildir.
Çünkü ne kadar yüksek katma değerli ürün üretirsen üret, halkına yetecek kadar gıda, ilaç, silah ve enerji üretemiyorsan bugün yaşadığımız gibi global felaketlerde ya da büyük savaş hallerinde halk büyük bedel öder.
O yüzden gelişmiş ülkeler yüksek katma değerli ihracat ile kazandıkları para ile pahalı bile olsa, kendi tarımını, hayvancılığını, ilaç ve silah sanayisini sübvanse eder.
Evet hocam zarar etmezsin ama şu durumda var.
1 milyar dolar ithalatı finanse etmek için 1milyar ihracat yaptın ve ihracatın her aşamasında ithal girdi yok diyelim.
O 1 milyar doları ithal etmek yerine ülkedeki üreticiye harcarsan milli gelire katkısı daha yüksek olur
Mesela Türkiye'den örnek vereyim. 1 milyar dolar ithalat milli gelirin eksi 1 milyar dolar olmasına neden olur, ama 1 milyar doları türkiyede harcarsan 700 milyar dolarlık milli gelir 705 milyar dolara çıkabilir. Tabi bunun net bir formülü ve bilimsel dayanağı yok sadece etkisinden bahsediyorum. Dediklerinize de katılıyorum.