1-) Eğitim Sistemi
Doğduktan sonra kendimizi bir yarışın içinde bulduk. Kimin notları daha iyiyse o çocuk daha çok sevilirdi.
Durumu olmayan aileler çocuklarına etüt, özel ders alamıyor ve durumu daha iyi olan diğer öğrenciler ile arasında uçurum kadar fark oluşuyor.
Ailenin durumu olmadığı için çocuğu "seni sanayiye veririm" diye korkutuyor ve bu bizim nesilde şöyle bir olaya zemin hazırladı ;
Sanayi gibi yerlerde çalışmak çok zor olmalı ki ailem bana bunu dedi.
Çocuk hayatı boyunca bu düşünce ile yaşıyor ve bu tür işlere her zaman kapısını kapalı tutuyor.


2-) Spora Verilen Önem
Mesela bir çocuk bir spor dalında çok iyi ve geleceği var ama kimse o çocuğa imkan vermiyor. Yurt dışında sporla uğraşan kişilere devlet diyor ki sen ülkemi temsil et biz senin hayat standartlarını iyi seviyede tutalım. Bu sayede hem çocuk motive oluyor hem de spor dışında bir düşüncesi kalmıyor. Ama bizim ülkemizde önce hayat standartların için çalışman gerek sonra da spora ayıracağın paran ile ne kadar yapabilirsen. Aradaki uçurum farkı anladınız mı?


3-) Yetiştirilme Şekli
Pek çok aile çocuğu ile ilgilenmedi. Çocuğun neye ilgisinin olduğunu, neye yeteneği olduğunu keşfetmedi.
Herkes hayat standartlarını stabil tutabilmek için ölesiye çalıştı. Bunu gören çocuk bunu yaşamak istemediği için gözünü yukarıya dikti ama oraya da çıkamayacağını anladı.

4-) Kendi Başına Bir Şeyler Yapmak İstemesi
Diyelim ki bir şeyler almak istiyoruz ama ailemize de yük olmak istemiyoruz. Gidip bir iş buluyoruz ve ailemize bu işi anlatıyoruz. Bize verilen tepki şu şekildeydi.
O işte çalışılmaz, parası az, şartları iyi değil. Bu negatif söylemler bizi işten soğutuyor, cefa çekmemizi engelliyor. Hiç bir ebeveyn çocuğunun kötü bir işte burnunun sürtmesine izin vermedi. Herkes prens, prensesler gibi yetiştirildi. Bu yetiştirme şeklinin geleceğe yansıması ise iş seçimi oldu.

5-) İş Yeri Sahipleri
Mesela ben Wordpress ve Seo konusunda bilgiliyim ve içerik editörlüğü yapmak için ajanslara mesaj atıyorum. Bana 10 madde atıyorlar. Bu isteklerde saçma sapan bir ton istek oluyor. Grafik programı kullanabilmesi, video editi yapabilmesi gibi. Ya benim işim edi... Hayır kardeşim piyasada çalışmak istiyorsan bunları da yapacaksın. Yani kimse tek bir iş vermiyor. 3 kişinin yapacağı işi tek kişi yapıyor ve bunun sonunda çok büyük bir şekilde yıpranıyor, çalışmak istemiyor. Siz 3 kişinin işini yapıp asgari ücret almak ister misiniz? Şahsen ben istemem.

6-) Verilen Dersler
Mesela okullarda herkese aynı derslerin verilmesi yerine çocuğun hayalindeki işe göre derslerin verilmesi daha iyi olmaz mı? Hem tecrübe kazanır hem ilgisi olur. Bu iki etmen başarıyı getirecektir ama bizim ülkemizde matematik bilmiyorsan işsiz kalmaya mahkumsun. Yahu her çocuğun isteğine göre okullar açıp oraya kalifiye üniversite mezunları konulsa ve mükemmel bir eğitim olsa o çocuk çalışmaktan korkar mı? 1 öğretmen bile tek günde 6 sınıfa giriyor. Öğretmekten sıkılıyor, bunalıyor. Ya da 1 öğretmen hastalanıyor 2 hafta okula gelmiyor sonuç ise o çocuğun üniversite sınavında başarısız olması. Bu sistemde bir çocuğun başarısız olması sizce onun suçu mu?

7-) Yurt Dışında Bulunan İmkanlar
Küçükken herkes hayal kurmuştur değil mi? X kuşağı gençlerin hayalleri yurt dışına gitmek oldu. Bunun nedeni sizce ne? Yurt dışında yaşayan benden kat kat bilgisiz olan arkadaşlarım var. Bakın günde sadece 6 saat kasiyerlik yapıyor ve bir haftalık ihtiyacını karşılayabiliyor. Ben burada 2 gün çalışsam 4. gün param bitiyor. Karın tokluğuna çalışıyoruz. Piyasa her geçen gün artışta ve hayatta "BU BİZİM BUNU BİZ Aldık" diyebileceğimiz bir şeyimizin olması o kadar zor ki artık çalışmak istemiyoruz. Ben mesela en azından 5 yıl çalıştıktan sonra kendime güzel bir araba almak, rahat içinde yaşamak isterim ama bizim şartlarımızda rahat yaşaman için ölene kadar çalışman lazım ve bu bana aşırı boş geliyor. Kimin için, ne için çalışıyorum?


NOT: Siyasi bir eleştiri yoktur.
DİPNOT: Bir yerde hatam olduysa kusura bakmayın.

@oguzhanyalcin11; İşte bu yüzden bu şekilde hocam