Aslında konuyu ironi amaçlı açmıştım. Çok doğru tespit edip anlamışsınız.
3600 ek gösterge olmadan 60 yaşında 3 kuruş için emekli olacak insanlar ve bunu rağmen herkes çok memnun. Buna bile memnun oldukça semer vuran çok olur. Ben semer vuranlara değil buna razı olanlara kızıyorum.
Teşekkürler, ironiniz gayet net anlaşılır ve yerinde. Çoğu kişinin değinmediği bir husus var, çoğunluğun sevdiği veya sempati duyduğu Demirel o zamanlar uçuk kaçık seçim vaatlerini sıralayarak seçilmişti ve bu vaatleri gerçekleştirmek zorunda kaldı, en azından istemeyerek yaptığını düşünüyorum. Öyle bir sistem değişikliği yapıldı ki
34 yaşında emekli olanlar oldu. Bu maalesef büyük bir krizdi, hatta dönemin ssk genel müdürü vay efendim ssk yı batırdı diye eleştirildi, tabii x örgütünün bankasına aidat yatıranın bile içeri alındığı ülkede nedense ssk yı batırdığı söylenen kişi hala önemli bir görevde, çünkü öyle bir batırma söz konusu değil. O dönem herkes şakır şakır emekli olmaya başladı, haliyle deli gibi emekli maaşı verildi bu insanlara. Bunun bir sonucu olarak haliyle emekli olan kişiler ssk primi ödemediler, herkes maaş alıyor ama kimse prim ödemiyor, o kurum ayakta ne kadar durabilir, ayakta durmuş olması bile büyük mucize. Sağlık Bakanlığı bu gideri karşılayabilmek için yeri geldi ilaç tedarik edemedi, yeri geldi gerekli yatırımları ve iyileştirmeleri yapamadı. Günümüzde ise ssk kar ettirilmeye çalışılıyor. Bu doğru mu? Hayır. 2sinin ortası olmalı, gelişmiş ülkelerin ssk'ları zarar eder, hatta milli gelirin %10 u buralara gider. Ssk zarar etmelidir, ssk'nın zarar etmesi az bir prim ile bol bol maaş dağıtma, daha yüksek bedeller ile daha konforlu sağlık hizmetleri sunma şeklinde olur. Halk ssk için 3 veriyorsa 5 hizmet alır, evet bir miktar zarar eder ama burada bir kamu yararı oluşur. Şans oyunlarından verigis sıfırlayarak, inşaat patronlarının vergisini sıfırlayarak, pırlanta vb. vergisini sıfıra indirerek, özel yat sahiplerine akaryakıt vergisi sıfırlanarak ve bunların tam tersi olarak en garibanın evinde olan buzdolabı, elinde olan iletişim aracına kadar kdv yetmez, al sana birde ötv denmesinin neresi kamu yararı onu anlamıyorum. Bazı şeylerin çok ters olduğu çok açık. Zengin kişi çoğu şeye para harcamaz zaten, asıl vergi onlardan alınmalı. Sağa sola yardım yapar, lüks arabalar alır, güzel yerlerde yer ama hepsini bedava yapar zaten, nasıl mı? Hepsini vergiden düşer hatta 3 yediyse 5 gösterir birde üzerine para kazanır. Gariban asgari ücret ile haftanın 6 günü 10 ar saat çalışır ve gelir vergisi maaşı daha eline geçmeden çoktan kesilmiş olur. Ne yerse kesesinden yer, ben vergiden düşecektim vs. deme hakkına sahip değildir, çünkü o asgari ücretlidir ve zengin değildir, zengin fabrikatör veya holding sahibi değilse itiraz etmeye hakkı yoktur.