digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Tamamen tek yanlı karşılaştırmalar yapmışsın kardeşim.
Sanal dünya çok değişken ve akışkan da gerçek hayat çok belirli ve öngörülebilir mi?
Sen bir dükkan açarken kar edeceğine kim garanti veriyor?
Salgından önce 2019 da İstanbul da açılan işyeri sayısı 47 bin, kapanan işyeri sayısı 20 bin.
Yani açılan 2 işletmeden biri kapanıyor, sen sanal dünya çok değişken diyorsun.
Youtube'da aylarını harcayıp para kazanamıyorken, aylarını harcayan her esnaf gerçek hayatta para kazanabiliyor mu?
Youtube hesabı açarken, instagram hesabı açarken maliyeden izin almayız diyorsun ya.
Sen instagramın, youtube'un kurallarını ihlal edebiliyor musun? Edemiyorsun ama devletin kurallarını ihlal etmekte sakınca görmüyorsun.
Youtube'un koyduğu kuralları koşulsuz şartsız kabul ediyorsun.
Youtube telif yersen kapatırım, başkasının görüntüsünü kullanamazsın dediğinde ses çıkarmıyorsun, ama devlet ticari olarak para kazanıyorsan vergi mükellefi olmalısın dediğinde işimi kolaylaştırın diyorsun.
İşin özünü kendin söylüyorsun. Sen kendi youtube gibi video yayın platformunu kur, kendi tiktokunu kur bu devlet sana vergi istisnasının kralını versin.
Zaten 27 yaş altına bağkur ve vergi istisnaları var.
Dükkan açan adama devlet 5 ay dene bakalım tutturursan vergi kaydını başlatırız diyor mu ki youtupçulara 5-6 ay izin versin.
Şöyle yapsak nasıl olur? Sen 5-6 ay para kazanmayı açmadan sosyal medyadan çalış bakalım.
Değecek kadar aboneye, takipçiye, izlenmeye ulaşırsan mükellefiyeti başlatır para kazanmayı da açık hale getirirsin.
Sosyal medya yarını olmayan bir sektörde turizm yarını belli olan sektör mü?
Bir sene rus uçağı düşürülür, bir sene terör saldırısı olur, bir sene virüs çıkar...
Sosyal medya öngörülemez de çiftçilik öngörülebilir mi? Bir sene sel olur, bir sene don olur, bir sene kuraklık olur.
Sosyal medya öngörülemez de elektronik çok öngörülebilir mi? Sıkıştıkça vergileri arttıran bir devlet ve alım gücü düşen vatandaş yüzünden cirolar daralır kar marjları düşer.
Gerçek hayatla internetten ticaret arasında artık bir fark yok.
Hatta gerçek hayatta en dandik dükkanı açmak için harcaman gereken para 20-30 bin lira.
Youtube'da yayıncılığa başlamak için ihtiyacın olan şey ortalama bir telefon, ortalama bir bilgisayar. Zaten herkesin elinde olan şeyler, yani hiç bir riske girmiyorsun youtube yayıncılığına başlarken.
Yani gerçek hayatta ticaret yapmak çok riskli, sosyal medyada belli bir abone takipçi sayısına ulaşana kadar ticari yayıncılık yapmayabilirsin böylece cezaya da gerek olmaz.

Bu arada devlet, adsense gibi tek müşterili yayıncıların vergisini, ödeme yapan şirketle anlaşıp peşin alıp mükellefiyetten muaf tutabilir.
Bu yapılabilecek hatta yapılması gereken bir uygulama.
Ama bu videolara ekstra reklam alıyorsa yayıncı ya da instagram gbi geliri şirketin kendisinden değil satış yaptığın insanlardan kazanıyorsa, mükellef olması gerekir.
senin gibi her şeyi geriden takip eden 20 yıl eskide yaşayanlara laf anlatılmaz. aynen sen haklısın.