Bir yayınevi sahibi olarak yazarların kitap bastırmak hakkındaki bilgililerine çok üzülüyorum. Keşke elimde bir sihirli değnek olsa da tüm Türkiye'ye bunları anlatabilsem.

1. Kitabınızı bir yayınevine götürdüğünüzde büyük yayınevleri hariç hepsi kitabınızı basmak için sizden para isteyecektir. En azından maliyetini alır.
2. Büyük yayınevi nedir? Büyük yayınevi, en yakın D&R mağazasına gittiğinizde zaten orda en fazla 20 tane yayınevi ancak görürsünüz. Onlar büyük yayınevidir.
3. Bir yayınevinin kitabınızı basmak için sizden para istemesi gayet doğaldır. Çünkü kitap basmanın maliyeti en az 3 bin liradan başlar. Eğer sizden para almazsa, bu parayı çıkarması için en az 1000 satması lazım. Neden böyle bir risk alsın. Almaz. Almamalı da. Tanınmamış veya sosyal medyası güçlü olmayan yazarın kitabı satmaz. Çoluğunun çocuğunun rızkını yayınevi neden sizin kitaba bassın.
4. Reklamı yayınevi yapmaz. Aldanıyorsunuz. Yazar yapar. Tanınmamış yazarın reklamını ne kadar yaparsan yap zaten satması zordur. Tanınmış yazar da zaten kitabı adıyla sattırıyor. Kitabı taşıyan yazardır.
5. İlk kitap için 1000 adet baskı yeterli diyenler olmuş Yayınevleri kitabınızı 1000 basacak mı acaba? 500 adet bile basmaz. Depoda gidip gözlerinizle görün. 200 tane belki basmıştır. Bandrol sayınıza bakın edevletten. Akıllı sah tekar ise onu da 1000 almıştır. En garanti yol, yayınevi deposuna gidip bakmak. Ben depoya gidip bakıcam dediğinizde "dağıtıma falan gönderdik ondan az" derlerse inanmayın. Dolandırılıyorsunuz. Parasını vermediğiniz sürece kimse ilk aşamada 1000 girmez kolay kolay.

Bu yüzden sevgili yazar adayı arkadaşlarım. Mutlaka güvendiğiniz insanlarla çalışın. Netten gidip yayınevi bulmayın. Gidin tanışın. Yayıncılığı öğrenin. Bu başlık altında bile piyasanın simsarlarını gördüm. Kanmayın. Ucuza mal pahalıya gelir. Unutmayın.