gakaguka adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Selam arkadaşlar, vergi mükellefi olmadan banka hesaplarınıza yıllık 7 bin tl bile olsa aylık 500 küsür TL bunların cezasını ve sonradan vergilendirildiğinizi biliyormuydunuz ?


https://www.youtube.com/watch?v=-bokIy6aT4w
Bu arkadaşımızın durumu biraz farklı, mahkemeye gitse büyük ihtimalle sorun düzelirdi diye düşünüyorum.

Konuyla ilgili mevzuat şu şekilde:
29.01.2016 da gelir vergisi kanuna eklenerek yürürlüğe giren düzenlemeyle;
"Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla yirmi dokuz yaşını doldurmamış tam mükellef gerçek kişilerin, faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri bu kazançlarının 75.000 Türk lirasına kadar olan kısmı, aşağıdaki şartlarla gelir vergisinden müstesnadır.
1. İşe başlamanın kanuni süresi içinde bildirilmiş olması" bu arkadaşın başına bela olun bu vergi istisnası düzenlemesi getirildi.

Vergi Usul Kanunu'nun 168.maddesine göre işe başlama tarihinden itibaren 10 gün içinde yapılmak zorundadır. Maliye bu arkadaşa neden işe başlamayı 2015 yılında 10 gün içinde yapmadın diye sıkıntı çıkarmış fakat bana göre ciddi bir vergilendirme hatası yapılmıştır.

Burada dikkate edilirse kanun 29.01.2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir ve ilk defa 2016 yılı kazançlarında uygulanmaya başlanmıştır. Yani 2016 yılından itibaren işe başlamaların süresinde bildirilmiş olması yeterlidir. 2016 da yürürlüğe giren bir yasayı lastik gibi sündürüp 2015 e çekmek ve kişinin bu vergi avantajını iptal etmek doğru değildir.

Bu arkadaş, 2016 yılında işe başlamasını bağlı bulunduğu vergi dairesine süresinde bildirmiş, vergi kaydını açtırmış yoluna devam ederken, Maliye 2015 yılında kazanç belirliyor ve vergi kaydını 2015 yılına kaydırıyor. Böyle olunca da işe başlamayı 2015 te bildirecektin, süresinde bildirmedin, biz tespit ettik diye, özetle genç girişimci vergi teşviki iptal oluyor.

Vergi yasaları yürürlüğe girdiği tarihten itibaren geçerli olurlar. Bazı istisnalar dışında geçmişe yürütülemezler. Ama yerleşik yargı kararlarına göre vergi almak maksadıyla yani mali yükü artırmak maksadıyla mükellef aleyhine geçmişe doğru kesinlikle yürütülemezler. Bu arkadaş 2016 yılında işe başlamasını süresinde bildirmiş ve genç girişimci istisna yazısını alarak kazancından yıllık 75 bin TL lik istisnayı uygulamıştır.

Burada sorun olan 75 bin TL lik vergi istisnasından yararlanabilmek için bazı formaliteler gerekmektedir, bunlar;
1-Vergi Dairesine başvurup bana bu istisnadan yararlanabileceğime dair bir yazı verin diye talepte bulunmanız gerekir. Bu arkadaş talepte bulunmuştur. Öyle anlıyorum.
2-Bu talep üzerine vergi dairesi, ilgili yasa ve genel tebliğ hükümleri gereğince kesinlikle ve kesinlikle gerekli araştırmaları yapar, kişinin başka bir geliri var mı, ticari faaliyeti var mı, bu faaliyeti ilk mi, işe başlamayı süresinde bildirdi mi? şeklinde araştırmalar yapar ve bu araştırmalar neticesinde olumsuz bir tespit bulamazsa, kişiye ilgili yazıyı verir.
3-Vergi dairesinden, vergi istisnasından yararlanabilirsin yazısı alındıktan sonra bu istisnayı uygulayabilirsiniz.
Resmi prosedür bu şekilde.

Vergi dairesi üzerine düşen görevi yerine getirmemiş, gerekli araştırma ve incelemeyi yapmamış bütün ihaleyi mükellefe yıkmıştır. Kendi sorumluluğunu mükellefe yıkmıştır. Eğer vergi dairesi yani idare gerekli araştırmayı titizlikle yaparak veya mükellefe daha önce böyle bir kazancınız oldu mu şeklinde? bir yazıyla bilgi isteyerek bu yazıyı vermiş olsaydı, bu sorunlar kesinlikle yaşanmayacaktı. Burada en büyük ihmal vergi dairesinindir. Çünkü gerek kanun, gerekse konuyla ilgili genel tebliğ bu araştırma görevini mükellefe değil vergi dairesine veriyor.

Başka bir sakatlık ise, gerek vergi usul kanununda gerekse diğer vergi kanunlarında geçmişe dönük yapılan tespitlerle ilgili mükellefiyet tarihinin değiştirilmesi sonucunda bu istisnanın uygulanıp uygulanmayacağı konusunda herhangi bir net bilgi bulunmamaktadır.

İkincisi 2016 yılında çıkan bir yasa, 2016 yılından itibaren uygulanmaya başlar. Mükellef 2015 yılında işe başlamayı süresinde bildirmedi diye, 2016 yılında çıkan bir kanunu, 2015 yılına çekip uygulamak doğru değildir. Hukuka uygun değildir. Bu yasa uygulanırken 2016 tarihini milat kabul edip geçmişte kayıt dışı bir faaliyeti olsa bile işe başlamanın süresinde bildirildiğinin kabulü gerekmektedir.

Ayrıca vergi usul kanununda işe başlamanın en önemli ispatı / belirtisi "iş yeri" açmaktır.
İşyerinin tanımı ise "Madde 156 – Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette iş yeri; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane, şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibiticari, sınai zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerdir." bu şekilde olup dijital mecralar işyeri olarak kabul edilmemektedir. Vergi usul kanunu 1961 yılında yürürlüğe girdi. Maddedeki "gibi" ifadesine vergi müfettişleri web sayfası, dijital ortamları da dahil ediyorlar ki bu son derece yanlıştır.1961 yılında ne internet vardı, ne de dijital mecralar. Zaten bu "gibi" kelimesi dijital mecraları kapsasa idi neden şu an taslak halinde olan yeni vergi uslu kanununun işyeri ile ilgili tanımında özellikle dijital mecralar eklenmiştir! Bu bile tek başına "gibi" kelimesinin dijital mecraları kapsamadığını gösterir.

Yani bu arkadaş 2015 yılında hukuken işyeri açmamıştır. Fiilen ise işyeri açtığına dair vergi dairesinin veya vergi müfettişinin ne bir yoklaması ne de başka bir somut tespiti bulunmamaktadır. Dolayısıyla hukuken ve fiilen açmamış olduğu bir işyerini süresinde bildirmemesi mümkün değildir.

Zaten 2015 yılında elde ettiği 7.000 TL lik bedel büyük ihtimalle arızi kazançtır. Olmadı serbest meslek kazancındaki istisnaya rahatlıkla girebilecek bir tutardır. Yani kurcaladıkça bir sürü sıkıntılar hukuksuzluklar ortaya çıkıyor.

Ben olsam UZLAŞMA YAPMIŞ BİTİRMİŞ OLSA DAHİ, UZLAŞILAN VERGİLERE BAZI İSTİSNALAR DIŞINDA (BU ARKADAŞTA YAPILAN HATA BENCE BU İSTİSNALARA GİRER) DAVA AÇILAMAYACAĞINI BİLDİĞİM HALDE konuyla ilgili bu ve eklenebilecek başka gerekçelerle vergi dairesine interaktif vergi dairesi üzerinden dilekçeyle başvurarak, söz konusu vergisel işlemlerinin düzeltilmesini, ilgili vergilerin iptal edilmesini eğer ödenmişse ödenen tutarın iade edilmesini talep ederdim.

Bu talebin reddi veya reddedilmiş olması halinde, söz konusu red kararını mahkemeye taşırdım.

Kenan Gümüş
Serbest muhasebeci felan filan ...
sn.kenangumus@gmail.com