Süreci merak edenler için, gelişmeleri aktarayım.
Sabahın erken saatlerinde aradılar. Buluşmak istiyorlardı. Dedim toplantım var ona yetişicem, siz iban bilgilerini atın, Ad soyad ve Tc kimlik bilgilerini de iletin. Word dosyasında yazılmış bir Ad soyad ve iban bilgisi ilettiler hemen. (Word .doc dosyası değil, Word ekran görüntüsü yani resim gönderdiler.) Ameliyat sonrası 10 gün orada kalmış, kum ve mama da bedava değilmiş. Net rakam vermiyor. Net 1500 TL, üzerine de ne verirsek Allah bereket versin modunda takılıyor herhalde. Vakanın gerçekleştiği yani sözde kediyi ezmiş olduğum yerin, yani Kızılay Karakoluna şikayette bulunun, Şirketimiz ile iletişime karakol ve yetkili mercihler zaten erişirler ve şirketimizin avukatı devreye girer dedim benimle sürekli iletişimde olan bayana. (Iban bilgilerini de ekran görüntüsünü aldım, büyük ihtimal sonradan silebilirler diye. )
Sonra hooop bir numara daha. Bu sefer meşhur avukat kardeşi aradı. Son kez uyarıyor bir nevi şikayetçi olmamak adına. Kendisine de aynı bilgiyi ilettim. Şikayetçi olun ve tekrardan arayıp rahatsız etmeyin lütfen diye. Aradı yine, ben karakola şikayette bulundum dedi. Tamam dedim sorun yok, teşekkürler diyip kapattım. Sonra bir daha aradı, komser bey sizinle görüşmek istiyor dedi. Bir erkek sesi. Dedim gerek yok hanımefendi, şikayetçi olduysanız problem kalmadı, bırakın süreç devamında ne gerektiriyor ise o yapılsın. Komser Bey dediği gerçek komser mi, bir erkek arkadaşı mı belli değil.
Hooop 1 numara daha aradı. Bu da yeni birisi. Sözde şahitçilerden birisi daha. Bu damardan girmeye başladı. Yok vicdanınız rahat mı, geceleri rahat uyuyabiliyor musunuz. Kedicağız çok acı çekti vs. Ama nasıl seri konuşuyor, taramalı gibi. Araya giremiyorsunuz bile, konuşturmuyor, söz hakkı alabilmek için sesimi yükselttim. Bir de demez mi, "Heee bir de bağırıyorsunuz demek?" Dedim hanımefendi sesinizi bastırıp susmanızı sağlayabilmek ve bir şey söyleyebilmek adına sesimi yükseltmek zorunda kaldım. Tek taraflı konuşuyorsunuz bir söz hakkı verin bir zahmet diyip, aynı durumu kendisine de ilettim. Süreç çok basit, hepinize tek tek aynı şeyleri söylüyorum ; Karakol'a gidip şikayetçi olacaksınız. Mobese kayıtları ile birlikte firmamıza ulaşırlar ve Avukatımız devreye girer.
Ve bomba bir kaç cümleyi de ağzından kaçırdı : "Beyfendi karakol durumu olur ise süreç çok uzar, bari masrafların bir kısmını karşılayın". Dedim hoşçakalın ve kendinize iyi bakın, lütfen tekrardan aramayın, siz ne yapacağınızı biliyorsunuz.
Bu arada verdikleri isim bilgisi (iban sahibi), gerçekten bir veterinerin adı soyadı ile uyuşuyor. İsim benzerliği olabilme olasılığına karşın, TC istedim, henüz Tc bilgisini iletmediler. Yani ekipten birisinin, bu veterinerin adı soyadı ile eşleşme durumu söz konusu. Ama verdikleri iban gerçekten veterinerin gerçek sahibinin mi bilmiyoruz henüz. Yani şüphelendiğim durum şu : Ad soyad benzerliğinden hareket ile, böyle kılıfına uygun bir tezgah da yapılıyor olabilir. Web sayfaları mevcut ama arasam gerçek veteriner ile mi görüşeceğim yoksa bunların düzmecelerinden birisi olabilecek birisi ile mi görüşeceğim bilmiyorum. Ya da veteriner de bu işin içinde olabilir, onu da emin olamadık.
Yani ya veteriner de işin içinde. Ya da veterinerin adı soyadını kullanarak farklı bir ibana para talep ediliyor. Ama işin takibini bırakmayacak kadar da ısrarcılar. Firmamızın merkezini tekrardan arıyorlar vs. Merkezimizdeki yöneticilerimiz de aynı fikirde. Karakola gidip şikayetçi olsunlar, bize ulaşırlar ve gerçekten böyle bir olay var ise de, Mobese kayıtlarını izler ona göre şirket Avukatımız ile birlikte de ne yapılması gerekiyor ise yaparız. Ama tahmin ediyorum aramaya ve taciz etmeye devam edecekler ve tehtit edecek yeni şeyler bulmaya çalışacaklar. Ya da olay gerçek (0.01%) ama do-landırıcılık vakasına benzeyen konuşmalar ve olaylar gerçekleştiği için bize bir düzmece oyun gibi geliyor.
Özet olarak ; Kesinlikle buluşulmayıp, var ise bir şikayet, süreci hukuk yolunda devam ettireceğiz. Nasıl bir ekip ile karşı karşıya kaldığımı bilmediğim için tek başıma Ankarada buluşma gibi bir niyetim ve durup dururken ücret gönderme durumu yok. Ve bazı arkadaşların da yorumda bahsettiği gibi, karayolları araçlar içindir, ben sahipsiz bir kediyi veya kimseyi kasıtlı veya istemeden de olsa ezmedim. Yani olayın çok az da olsa bir gerçeklik payı var ise, Mobese kayıtlarından zaten kasıtlı olarak bir kedinin üzerine sürmediğim görüntülenir. Farkında bile olmadığım, hissetmediğim de görünür. Sigara paketinin üzerinden geçtiğimizde bile arabanın kıçı başı ayrı oynuyor, kedide nasıl hissetmicem. O yüzden bundan sonrasını izlicez, Karakol'a gerçekten şikayet ettiler mi ve hukuksal süreç nasıl olacak hep birlikte görmüş olucaz. Takipte kalın