Bu sorunların hepsinin çözülmüşü var.
Üstelik yine Türkler sayesinde çözülmüş durumda.
Almanlar Türkler için “sistemin aşısı” diyorlar. Sistemi hack edecek açığı bulur, yakalanana kadar o açığı kullanır. Sonra devlet yakalar ve antikor üretir. Bir yasayla düzeltir.
Böylece sistem daha güvenli hale gelmiş olur.

avrupada da aynısı olmuş.
Fakat ikinci aşamada şu ortaya çıkmış; faturalı iş tapan sahte aracı şirketler ve bunların sahte faturaları.

Bu noktada devlet şöyle bir adım attı.
Eğer hizmet/ürün aldığın kişi vergisini ödemiyorsa vergisini senden alıyorlar.

yani sen 100 + KDVye 119’a(KDV Almanya’da %19) Ürün aldın ama senin ödediğin KDV devlete geri dönmediyse sen devlete 19 daha ödemek zorundasın.

Böylece iş yaptıracak olanlar, ürün satın alacak olanlar tedarikçilerini buna göre seçmeye başlıyor ve otomatikman ucuzdan vazgeçiyor.
Tabi her firmaya birer uluslararası KDV numarası veriliyor ve internette bir platformdan kontrolü yapılabiliyor.

yani ürün/hizmet almadan önce bakıyorsun “firma vergilerini ödüyor mu? Geçen aya kadar tüm KDV beyannameleri verilmiş mi? Verilmişse pozitif verilmemişse negatif sonucu önceden görebiliyorsunuz.

Böylece kendin karar veriyorsun. Negatif görünen adamdan alıp sonra ceza mi yiyeyim yoksa doğru düzgün bir firmadan mi alayım.

Bu arada doğru düzgün firma derken küçük firmaları kötülemiyorum. Siz tek kişi olarak da herşeyi doğru şekilde yapıp pozitif sonuç alarak her boyutta iş alabilirsiniz.