Global krizde hiç bir ülke rahat edemez. Amerika rahat, Almanya rahat zannetmeyin. Bakın benim işim ve param var. Bugün dükkanımı kapatsam 18 ay şirketimin giderlerini ödeyecek, evime ve aileme bakacak hayatımı sürdürecek kadar birikimim var. Ama ben müşterilerimin işsiz kalmasından korkuyorum. Çünkü müşterilerim işsiz kalırsa alışveriş yapan insan sayısı azalır. Alışveriş yapan insan sayısı azalırsa ben mal satamam. Ben mal satamazsam iflas ederim ve ben de harcayamayan müşteriler arasına girer başka firmaların mal satamayıp iflas etmelerine neden olurum.

Bu devletler arasında da böyle. Kimse kendi iç ekonomisi ile dönmüyor. Müşterilerinin ekonomisi kötü giderse mal ithal edemezler. Sen de mal ihraç edemeyeceksen üretemezsin. Üretemiyorsan insanların işsiz kalır. İşsiz kalanlar yüzünden iç piyasada satışlar azalır. İç piyasaya üretim yapan firmalar da batmaya ve onların işçileri de işsiz kalmaya başlar. Sonuçta işsizlik ve az harcama ile batan şirketler ve daha büyük işsizlik ve daha çok batan şirket sarmalına girersiniz.

İngiltere'de devlet sokağa çıkma yasağı ilan ettiğinde herkese maaşlarının %80'ini ödüyor. Çünkü gelirler kesilirse tüketim kesilir. Tüketim kesilirse üretim kesilir. Üretim kesilirse işsizler ortaya çıkar ve gelirde yine kesilir bu kısır döngü devam eder.

Dünya devletlerinin bu tarz salgınlarda ekonomi kapatmanın uluslararası koşullarını belirlemesi lazım. Mesela tüm borçları ve kredileri global olarak dondurabilecek bir sistem bir önlem alınmalı. Çünkü bu tarz global felaketlerin sonucunda global ekonomik krizden çıkmak çok zor. Sizin sanayiniz ne kadar iyi olursa olsun. Müşterilerinizin işi bozuldu mu şapa oturursunuz.