12 yıl kediyle yaşadım. Öğrendiğim bir şey varsa kedinin eğitilemeyeceğidir.
Veteriner erkek kedimi 9 aydan önce kısırlaştırmamamı önermişti, işaretlemeler nedeniyle elim kloraktan çıkmaz oldu, 11. ayda ponponları aldırdık.
Kediniz daha bebek.
Sizin onunla ilgilendiğinizi düşündüğünüz aktiviteler hakkında "katlanıyoruz işte" diye düşünüyor olabilir.
Daha keşif aşamasında sayılır...
Tasmayla kedi gezdirmek beyhude bir aktivite. Onun efor harcama ihtiyacını karşılamayacaktır. Benim kedi olsa müthiş tırsardı.
Tırmalama sopaları, rampaları tamamen ticari ürünler, o bir koltuk seçecek ve orada konuçlanıp orada tırnak törpüleyecek; malınızı gözden çıkaracaksınız.
Kediyle yaşarken aynanın önüne parfüm dizeyim, kitaplığın üstüne plaket dizeyim, mutfağa adım atmasın, yemek yenilirken tebelleş olmasın diye bir şansınız yok.
Kediyle yaşayan kedinin ağzının da g*tünün de her yere değeceğini kabullenmeli.
Eğitim konusu... annesi olmadığınızı bildiğinden muhtemelen "ne dürtüp duruyor bu benim burnumu pfff" demiştir.
Asla çıkmaması gereken yerler varsa birkaç ay çift yönlü bant yapıştırılabilir, rahatsız olur, birkaç denemeden sonra muhtemelen vazgeçer.
Çamaşır oynama işi için, çamaşır asılan yer sarsılınca şıngırdayacak bir şey asmak denenebilir.
Mutfak tezgahına meylettiğinde ses çıkarmak için pet şişeye patlatmalık mısır konup şıngırdatılabilir.
Benimki bir yerden sonra kapı açmaya başladığından kapılara kancalı bir mekanizma takmıştım.
Ayrıca kedilerde de genetik rahatsızlıklar vardır, down sendromu gibi, dolayısıyla veterinerle görüşmek en doğrusu olur.

Sabredebilirseniz nihayet o da tüm objelere aşina hale gelecek ve duyarsızlaşacak, dolayısıyla zararsızlaşacak.
Evin amcası modunda, canı isterse aşk yapacak; istemezse göbeği yayıp yatacak.
Mamafih, katlanmak için tutkun olmak lazım, aşık olmak lazım; bunun tatili var seyahati var...
Canım kedim Asil 2015te melek oldu, özlemişim keratayı.