Bazen filozofluğum tutuyor. Şu an yine düşüncelere daldım ansızın ve şu farkındalığı yine hatırladım. 20 Kasım 2020 - 00:10'u bilgisayarlarımızın tarih-saatinde, takvimde tekrar görmeyeceğiz. Yaşadığımız bir tarih-saati bir daha yaşamayacağız.
Bugün yapmadığımız bir şeyden, belki yıllar sonra pişman olacağız. Yaptıklarımızdan çok yapmadıklarımızdan pişmanlık duyacağız.
2019'da bugünlerde korona diye bir şey yoktu. Varsa bile sadece haber olarak Çin'de ortaya çıktığını okumuş, “Tanrı bizleri böyle bir felaketten korusun.” deyip geçmiştik. Bugün yaşantımızı, işlerimizi, sosyal hayatımızı ve her şeyi etkileyen bir faktör haline geldi.
Hayatı ıskalamanın, zamanı bir tren misali kaçırmanın geri dönüşü yok. Hayatın provası ve tekrarı yok. Bunun için karar verdim; bu korona tamamen bittiğinde veya tedavisi bulunduğunda bol bol etkinliklerde bulunacağım, yeni hobiler edineceğim. Antisosyal olarak görmesem de kendimi, evde takılmayı, kod yazmayı severdim, genelde ilişkilerim doğrultusunda dışarıda vakit geçiren çok fazla kalabalık ortamları sevmeyen birisiyim. Ama bunun yanlış olduğunu 2020 bize çok iyi öğretti. En azından bana öğretti.
Zaman durmaksızın akarken, illa işkolik olalım demiyorum, ama zamanı artık en azından kendi açımdan, boşa geçirmeye tövbeliyim.
P.S.: Girişte 00:10 demiştim, 00:15 oldu bile..
Haklısınız ancak para kazanmadan da hayatımızı sürdürebilmemiz pek mümkün değil. En azından belirli bir düzeyde sürekli gelirim olsa ben de sizin dediklerinizi yapmayı istiyorum ancak şart