Peki bunlar yatırımı, reklamı, çalışan masrafını vs. nasıl karşılıyor hocam? En kötü yemekli toplantı düzenleseler İstanbul'da iyi para. Yukardaki yorumunuzu yeni gördüm, il/ilçe teşkilatı açmak bile lüks yardım almadan (öyle tahmin ediyorum)
Ben bir siyasal partiye üyeyim ve görev alıyorum hocam, zamanında partimiz ilçe başkanlığı olarak kullanılan 150 m2 kadar yeri bu seçim yardımı paraları ile satın almış, kira ödenmiyor. Çay kahve içiliyor, haliyle şeker, çay, kahve, su vs. giderlerimiz oluyor bunları yöneticiler ve gönüllüler karşılıyor. Normalde siyasal parti üyelerinin aidat ödemesi gerekir, biz ödemiyoruz. Ehh, hali vakti yerinde bir ilçe başkanımız var çoğu ihtiyacı o karşılıyor. İlçe binamızda maaşlı sadece 2 kişi var, çaycı ve sekreterimiz. Onların maaşı genel merkez tarafından karşılanıyor. Seçim zamanları Milletvekili adayları ve Belediye başkan adayları seçim otobüsü, bayrak, broşür gibi şeyleri karşılıyor, genelde adaylığı kesinleşen isim elini cebine sokuyor. Hadi benim örneklerimi geçiyorum.
Yeni bir parti kuruluyorsa mutlaka finansman sağlanıyor demektir, il ve ilçe başkanlıkları olmak zorunda ve genelde ya kiralık olur, ya bu yeni kurulan partiye gönül verenlerin mülkü vardır ve bu partiye kullandırır. Kurucular kurulu üyelerinden para toplanır, partinin ağır topları giderleri finanse eder. Bir süre çok büyük yatırımlar atılımlar olmaz elbette tv reklamları vs. gibi ama Cumhurbaşkanlığı seçiminde olduğu gibi adaylar için bağış toplanır, aynı mantık ile yürür. Biri ilçe başkanı olmak ister komple mobilyaları boya badanayı üstlenir, diğeri il başkanı olmak ister çaycı ve sekreter maaşını üstlenir gibi. En yüksek maliyet başkanın cebinden çıkar, genelde büyük maliyeti partinin isim babası ve genel başkan yardımcısı olmak isteyen kişilerle bölüşür. Yeni partilere katılan bir kesim bu partiye inanmıştır ve ilk seçimde milletvekilliği ve belediye başkanlığı garanti edildiği için finansman desteği sağlar, birilerine sözler verilir. Siyaset epey karışık iş hocam, biz seçime girdiğimizde 11 mahalle bilişim sorumlusu olarak toplandık başımızda il bilişim başkanı vardı, dedi ki 3 bin tl bütçe ayrıldı X partisine 4 milyon tl bütçe ayrıldı ilçe bilişimi için sadece, biz bu 3 bin lira ile ne yapalım dedi, bende atladım bir laptop ve 1 vınn alalım, seçim sürecinde 1er saat okullarda gezdiririz artık dedim. Biz gönüllü olarak broşür dağıttık, muhtarlıkta bekledik tek kuruş almadık, X bir partinin üyeleri ilçe başkanlığında sadece toplantıda bulunmaları karşılığında 100er tl ve çay yemek vs. ihtiyaçlarını karşıladılar, bazı ilçe yöneticilerinin maaşlı olduğunu söylememe zaten gerek yok. Örnekler tamamen partinin mali durumu ile alakalıdır, %3'ü geçemiyorsa çaycı ve sekreter dahi çalıştırmayabilir, gönüllülük esasına göre işler yürür. Çaycımız izinliyken yeri geldi bizde çay demledik servis yaptık, yeri geldi bize servis yapıldı. Yeri geldi sevincimizi bir tepsi tatlı alıp ilçe başkanlığında paylaştık, yeri geldi geç saate kadar oy sayımını takip ettiğimiz için yemek söylenip önümüze kondu. İmkan meselesi

Ayrıca bayrak üretilecekse genelde bir partili ya tekstil işindedir, ya bir akrabası o iştedir ve çok çok uyguna getirilir o işin maliyeti. Partililer kendi aralarında kardeş gibi olur, tesisatçıya ihtiyaç varsa önce ilçe başkanlığında sordurulur parti içinde ilçede tesisatçı var mı diye, o partili tesisatçı da dava arkadaşına genelde kazık atmaz, kıyak yapar. Çoğu iş bu şekilde yürür. Bizim ilçe başkanı ünlü bir sürücü kursu ve düğün salonu sahibi, toplantılarımız o düğün salonunda oluyor genelde, başkanımızın sponsorluğunda. Partili biri ehliyet mi alacak ? Eee başkanımızın sürücü kursu vardır, hem o bize kıyak yapar, hem daha fazla katılımcı bulmuş olur, kısacası başkan para verir ama itibar ve müşteri kazanır para kazanmasa bile.