Sen kendini yakın tarihini, toplumunu ve kültürünü tanımıyorsun muhtemelen. Yoksa ülkenin gerçeklerini bilirdin ve daha önce yaşanmış ve başarısızlıkla sonuçlanmış örnekleri öne sürmezdin.
Devletin her işe yetiştiği sisteme sosyalizm denir. Komünizm ideali ile ortaya çıkmış tüm sistemler proleterya diktatörlüğünde tıkanmıştır. Çünkü gücü eline alan gücü bırakmaz. Güç yozlaştırır mutlak güç mutlak yozlaştırır. Sen devleti şefkatli adil bir yapı sanıyorsun galiba. Devlet içimizden çıkan adamlar tarafından yönetilen yasal mafyadır. Ve her işe devlet yetişirse senin hiç bir özgürlük alanın kalmaz çünkü her işe yetişen devlet sana da yapacağın ve yapmayacağın her işi resmi olarak dayatır. Kendini yeniden üreten bir yapı ortaya çıkar. Devlette üst kademelerde olanların çocukları ve akrabaları üst kademelerde kalmaya devam eder. Alt kademeden üst kademeye geçiş olmaz.
Oysa liberal kapitalist bir ekonomide Erzurumda madenci bir babadan doğan ve kasap olan alt sınıftan bir adam çıkıp dünyanın en fenomen restoran işletmecilerinden biri haline gelebilir. Devletin her işe karıştığı her yerde kendini gösterdiği ekonomide Nusret babası gibi madenci olurdu en fazla.
Devletin karışması gereken 3 temel iş vardır.
1) Yasaların uygulanması (ülke savunması, adalet, polis, ekonomik ve siyasal özgürlüklerin korunması)
2) Sağlık hizmetlerinin sunulması (bu da devlet eliye sunulduğu sürece çok verimsiz ve daha maliyetli olur ama ben insan hayatı ve sağlığından tasarruf yapılmaması gerektiğine inanırım)
3) Zorunlu ve kaliteli eğitim (fırsat eşitliği Isparta'nın köyündeki zeki çocuğun okuyup cumhurbaşkanı olabilmesi)
Onun dışındaki tüm alanları özel sektör doldurmalıdır. Özel sektörün gücünün yetmediği stratejik alanları da (savunma sanayi, uzay sanayi vs) devlet doldurup en kısa sürede bunu özel sektöre devretmelidir. Devlet imtiyazdan kar eden kurumlar hariç tüm kamu iktisadi teşebbüslerinden zarar etmiştir. Dünyada devletçi politikalar ile sürdürülebilir gelişme gösteren hiç bir ülke yok.
Bilgiler için teşekkürler.