Yaratıcı benimle konuşuyor deyip, şahsi olarak hiç görmediğin, varlığını bile bilmediğin bir kişinin sözlerinin bugüne kadar eksiksiz getirildiğine inanılmasına ve o sözlere uyulmasına din deniyor.

(Altını çizerek söylüyorum bugünkü din anlayışı şudur)

Bu sözleri sorgulamadan inanmak zorundasın, sorgularken "neden böyle ya?" benzeri soru sorarsan dinden çıkmış kabul ediliyorsun.

Bu sözleri sana aktaran kişilerin sözlerini dinlemek yerine, indirildiğine inandığın kitaptan okursan senin ilmin ne ki o kitabı anlayacaksın deniliyor.

Yani ahirette mahkeme-i kübra'da sana "cübbeli tahsin'in (temsili) söylediklerini uyguladın mı?" gibi soru sorulacakmış bir din anlayışı var şu anki zamanda.

Halbuki müslümanlar için "Hz. Muhammed'e indirdiğim kitabı baştan sona anlayarak okudun mu? Hayatına uyguladın mı?" gibi bir soru sorulacağı daha mantıklı gelirken "cübbeli tahsin'in söyledikleri ve kitabı" daha çok rağbet görüyor.

Yani sağda solda r10 üyeleri bakayım ne demiş, r10 üyelerinin yazdığına göre müslüman olucam veya olmucam demek yerine "müslümanlığın anayasasının yazdığı Kur-an'ı Kerim"'i okursan sorularına keskin ve net cevaplar alabilirsin.

Zira çoğu kişide şu vardır şu kişinin müslüman olmasına vesile olayım da, ahirette bu müslümanlıktan komisyon alayım. Ama bunu kimse açık açık söyleyemez, içlerinde vakit geçirirsen birşeyler paylaşırsan ancak bu düşünceyi anlayabilirsin.