Siyasete çekmeden, mevcut durumu düzeltebilmek için ne yapabiliriz, nasıl bir yol izlenmeli sizce?
Bir bakanın bu tür açıklama yapması açıkçası profesyonellikten uzak geldi bana.
Açıklamanın bir kısmı;
Doların kısa süre içerisinde 8.52 seviyesine ulaşması, Maliye Bakanı Berat Albayrakın da ilgi odağı oldu. Gelen eleştirilere ve Türk Lirasının diğer yabancı para birimleri karşısında değer kaybı yaşamasına Biz dolarla uğraşmıyoruz, istesek düşürürüz. Ama bizim derdimiz bu değil yanıtını verdi.
Türkiye Gazetesi tarafından yapılan habere göre; AKPli milletvekilleri ile buluşan Albayrak, Küresel ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler konusunda bir sunum düzenledi. Albayrakın açıklamaları, vatandaşlar tarafından ilgi gördü.
Dengeye oturmasını bekliyoruz!
Berat Albayrak, yaptığı sunumda dolar kuruna ilişkin şu açıklamalarda bulundu;
Döviz kurundaki artışın birden fazla nedeni olduğuna değinen bakan, Amerika seçimleri, Covid 19 pandemisi, uluslararası sorunlar ve diğer birçok problemi işaret etti.
İstenildiği takdirde döviz kurunun düşürülebileceğini ifade eden Albayrak, faizi yükseltmek istemediklerini de dile getirdi.
Faiz arttırmanın eksi yanlarından bahsederken; faizi yükselttikleri takdirde istihdamın azalacağını ve üretimin düşeceğini ifade etti. Asıl amaçlarının ithalatı azaltmak olduğunu dile getiren Albayrak, ithalatın uyuşturucu gibi olduğunu ve ilk kullandığında iyi hissettirse de, sonrasında yavaş yavaş öldürdüğünü söyledi.
Bu sebeple ilk olarak ithalatları azaltıp, hareketliliğin birkaç ay içerisinde dengeye oturtulacağını açıklayan Albayrak, planlı bir şekilde ilerlediklerini aktardı.
Albayrakın bu açıklamalarının ardından ise, Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal, görevden alındı.
Haberin Devamı:
https://www.nutuk.com.tr/maliye-baka...ek--42035h.htm
Siyasi olarak hükümeti destekleyen bir görüşe sahibim. Ama mevcut durumda sanki dolar öylesine artıp duruyor bize bir sıkıntısı yokmuş gibi davranan bakanı daha ilk göreve geldiği günlerden bu yana da eleştiren birisiyim.
Aldığımız ürün olmasa bile, imalat veya hammadesinin tedariğinde doların etkili olmasından dolayı hemen her ürün deli gibi zamlanmış durumda.
Daha düne kadar 4000 lira bi laptoba verilirmi ? derken şuan 8000 e düzgün laptop yok diyoruz buna yerli üretimler de dahil. Bakan bey almak istese herkes hediye etmek isteyeceği için pek umrunda değil bu detaylar sanırım.
Bir diğer sıkıntı da, Erdoğan ortadirekten gelme bir lider, bakan ise zaten varlıklı bir ailenin çocuğu, Erdoğan ile aynı vizyonda olmasını bekleyenler burada yanılıyor.
Aslında işin özü şu, Reis'in güvenip de bu dümenin başına sen geç diyeceği kimse yok ortalıkta ve bu işin okulunu okumuş en yakınındaki isim kendisi olduğundan, bağımsız politika izlemek yerine düşük faiz veya sıfır faiz politikasına bağlı kalacağını bildiğinden Bakan yerini koruyor.
Yoksa şimdiye kadar çok kere değişmişti.
Reisin de kendi içinde haklı ve haksız olduğu yanları var.
Amacı faizin olmadığı, bankaların da üretime destek vererek kazandığı bir sistem kurmak, bunu kurmak için de faizle para kazanma devrinin bitttiğini göstermek adına inat ediyor. Düşüncesi çok doğru olmasına rağmen işleyişte belki biraz erken davrandığını söyleyebiliriz.
Öncelikle bu türde faizi arttırmaya yönelik baskıların olacağını hesap edip, belki 1-2 trilyon dolarlık bir rezerve sahip olacak düzeye gelmek ve sonrasında bu sisteme geçiş için adımlar atmak şu anki durumun yaşanmamasını sağlardı.
Doların artışı normal olabilir ama bu denli bir artışın ardında sadece hükümetin yanlış ekonomik politikalarını aramak da biraz ahmaklık olsa gerek.
Evet yanlış politika izlenmekte, ama bu yanlış politikalar 1 senede nerdeyse 2 katına çıkmasına sebep olacak kadar da yanlış değiller.
Burada özel bankaların da, spekülatörlerin de, halkın da, çevresel etkenlerin de katkısı var.
Özel bankalar daha geçen yakalandı ve ceza aldılar, doların artışını sağlamak için el altından iş çevirirken, ama biz bunu görmezden gelip sırf iktidar düşmanlığı yapacaz diye onlara ceza kesmedik cezayı yine hükümete kestik. Kaç kişi bu haberi okudu da bu bankalardaki mevduatlarını alıp devlet bankasına taşıdı ?
Spekülatörlerin işi zaten bu, biz bunların söylemleri ile dolara yüklendikçe 20 derecelik açı ile yükselmesi gerekirken halkın da paniğe kapılması ile derece 50 lere dayandı...
Yeni dünya düzeni diye her yerde bağırıyor insanlar ama bunu görmezden gelip sadece geçim odaklı düşünenler var . haklılar da tabi, evde çocuk ekmek beklerken dünya düzeninden ona ne? ama bu düzende yerimizi almazsak bize nefes bile aldırmayacaklarını bilmediğinden kısa vadeli düşünmekteler.
Korona bunun başlangıcı idi, Korona zamanında Starlink uyduları ile dünyayı çepeçevreleyen Elon Musk'un bir sonraki aşamada 3. dünya savaşına hazırlanan bir proje olmasını kimse görmedi, neymiş efendim ucuza ve her yerde internet! Bunu yiyenler, yarın yiyecek ekmeği hiç bulamayacaklar.
Devletleri kendi içlerine kapatırken farklı planlar peşinde olanların en büyük silahı ekonomidir. ve o silahı çektiler. şuan dünya kendi derdi ile meşgul onlar da 2-3-4 adım sonraki planlarını yapıyorlar.
Halk olarak bizim de çok büyük payımız var aslında, tüketim ekonomisinden vazgeçemedik bi türlü, 1 sene daha aynı telefonla yaşasak ölmeyiz ama yok o çıktı ya onu alacaz en yenisi en hızlısı bende olmalı. bu en basit örneği..
Devletten aldığı krediyle gidip yeni telefon alanı, kumar oynayanı...
Biz hak ettiğimiz gibi yönetiliyoruz, kimse ağlamasın boşa..
Süper güç amerikanın bir vatandaşı için öncelik devletinin çıkarları iken, bizim önceliğimiz partimizin çıkarları veya kendimizin çıkarları.
Bu da sol görüşlü ve işinin ehli bir ekonomistin sağ görüşlü bir hükümetin kabinesinde bakan olmasını engelliyor.
Asıl o koltuğu dolduracak daha iyi insanlar var herkes biliyor bunu, ama liyakat tek başına yeterli olmuyor günümüz dünyasında, bir o kadar da sadakat lazım.
Ülkesine olan sadakati her şeyin üstünde tutan bir kafa yapısına geldiğimiz anda damat bey o koltukta beş dakika bile oturamaz.