ykbweb adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Ben senin yerinde olsam marka olmaya musait bir isme marka başvurusu yaparım, ardından o isimle Pazaryeri sitelerine rakiplerimin bir tik altında ürün girerim, hatta yasal mevzuatta sikinti yoksa ve teknik olarak mümkünse ürünlere (mesela baret gibi) marka bile basarim. Marka bilinirligi, yüksek video reklam bütçesi yoksa pazar yeri dışında artmaz.

Ayrica sektörün urun hakkında inceleme yazısı okuyan ve video izleyen bir sektör ise (ki artık z kuşağı geliyor, hemen hemen tüm sektorler boyle) kendime en az iki site kurarım ve YouTube olayinda da aktif olurum.

Mobilim yazım hataları için kusura bakmayın.
Teşekkür ederim üstadım. Farklı noktaları aydınlatıyorsunuz. İlk etapta ürettireceğimiz butik bir ürün olacak. Markalama olayını o noktada biz de düşünüyorduk. Pazaryerlerine ise dediğiniz taktikle gireceğim.

Bazı ürünler teknik açıdan şöyle markalamayı kaldırmıyor. Örneğin Volkswagen'ın kalitesini hepimiz biliriz. İş güvenliği sektöründe de öyle kült markalar var ki onu en uygun şartlarda alıp satmaktan başka hiçbir şansınız yok maalesef. Piyasa rakip malzemeyi veya kaliteyi tanımıyor, markayı tanıyor. Ama uygulanabilir her üründe kendi markamız üzerinden yürümek en mantıklısı.

Makaleleri de sahada bire bir ürünü kullanan insanların dönüşleri ile harmanlayarak hazırlamak, uygun şartlardaki ürünler için ise direkt sahada videolar çekmek çok mantıklı. Notlarıma ekliyorum.