Sadece zevk için yapılan ava cinayet, yapana cani denir. Zevkten kasıt, eti yenen ya da yenmeyen hayvanların sadece hedef olarak kabul edilip, hedef tutturmadan ibaret bir tatmin için telef edilmesidir tabii. Yoksa kişi zevk için avlanabilir, avlanılan hayvan eti yenen bir hayvan olup ziyan edilmeden tüketilebiliyorsa. Av, din açısından bakarsanız bu bahsettiğim çerçevede caiz olup, dinden ayrı bir açıdan bakmak isterseniz da doğanın kendisinden var olan bir şeydir. Burada kimse bir dengeyi değiştiremez, doğada insan hayvan ve bitkilerin varlıklarından bağımsız bir denge var. Mesele bir canı almak, ne için aldığınız ile ilgili. Ağaç kesmek gibi. Belirli izinler çerçevesinde, bu amaçla kullanılabilecek (yetişmiş ya da yetiştirilmiş) ağaçlar kesilir, bu bir ihtiyaçtır, kayıt yapılır, mobilya yapılır vs. Ama gidip de kafanına göre bir ormana dalıp keserseniz bu yasaktır. Öyle de böyle de yaptığınızda dünyadaki ormanlara dair dengeyi değiştirmezsiniz. Avcılık da böyle. doğru amaçlarla avcılık, zaten kendi içerisinde bazı limitleri barındırır. Bu doğru amaç ve limitlerle avlanmak doğal, normal bir şeydir. Spor demek doğru değil. Avcılık diye spor olmaz, atıcılık diye spor olur.

İnsanlara tüm dünyada ve tabii doğal olarak Türkiye'de de çok sakat alayışlar "yükleniyor". Tutarlı tarafı olmayan anlayışlar.