Bu iktidarın en büyük zararlarından biri millete hayali kavramlar uydurması.
Karaborsacılık gizli yapılan, kayıt dışı bir iştir.
Ticaretin kendisi stokçuluk ve fırsatçılık üzerine kurulmuştur.
Ben kendi sektörümde talebi olan bir mal buldum mu elimdeki bütün parayı yatırıp bu malı alırım ve kar edecek şekilde bu malı satarım.
Bu karaborsacılık mıdır?

Bu galeriler bu arabaları vergisini ödeyerek faturalı şekilde alıyorlar.
Gizli saklı iş yapmıyorlar, malın tümünü stoklayarak mala erişimi engellemiyorlar.
Aslında galeriler araba satmıyorlar, sıralarını satıyorlar.
Adam senden önce sıraya giriyor ve sırasını sana %10 gibi bir karla satıyor.

Bunun neresi karaborsacılık?
Adam 1 milyon lirasını bağlamış bunu bir milyon 100 bin yapması karaborsacılık mı?
Galericiler kimin bayiden araba almasını engelliyor?
Yatırırsın parayı, sıraya girersin, vakti gelince arabanı alırsın.
Ya da 15 bin fazla verir galerinin aldığı arabayı bugün alır beklemezsin.

Bu memleket araba alıp sattıkları için galerilere karaborsacı diyecek kadar zıvanadan çıktı.
Serbest piyasanın ne olduğunu anlamayan adamlar fiyatlara tavan taban fiyat uygulanmasını istiyorlar.
Serbest piyasada devlet fiyatlara karışmaz, sadece tekelleşmeye, cartel ve tröstler oluşturup suni fiyat belirlenmesine karışır.
Galericiler organize bir şekilde tüm araçları satın alıp piyasayı kapatmıyorlar, teker teker kar etme amacıyla al sat yapıyorlar.
Cartel tröst yoksa fiyatlar arz talep dengesinde doğal olarak belirlenir.
Bunun istisnası zorunlu ihtiyaçlardır (ekmek, ilaç, süt vs...)

Eğer bu galericiler alıcı bulamasalar bu arabaları aldıkları fiyata verirler.
Hatta yarın ekonomik kriz derinleşse ve kimse araba almamaya başlasa, çeki senedi gelen galericiler bazı arabaları aldıkları fiyatın altına da satabilirler.
Ticaretin kendisi mümkün olan en ucuz fiyata alıp mümkün olan en yüksek karla satma işidir.
Yani bizim dünyaya aylıklı maaş kafası ile bakanlara göre ticaretin kendisi fırsatçılığın dik alasıdır.