1. kimseye bağırma hakkınız yok. yanınızdaki çalışanlar sizin kulunuz köleniz köpeğiniz değil, yaptığı işi beğenmiyorsan çıkışını ister gönderirsin.
2. haksızlık ettiğiniz; onurunu, şerefini hem de aile ferdinin de şahit olarak zedelediğiniz bir insanın size maddi olarak zarar verip gitmek istemesi " sırtımızdan vurulduk " olarak adlandırılamaz. önce siz yanınızda çalışanlara insan muamelesi yapmayı öğreneceksiniz. sonra maddi konularda size sıkıntı yaşatırlarsa bu tür başlıklarla burada arkasından konuşabilirsiniz. önce bi kendinize bakın kısacası.
3. dilerseniz yüz bin kişiyi yöneten, iş veren birisi olun. 20 yaşında işe yeni başlamış birinden en ufak bi farkınız yok. bunu iyi idrak edin. insanlarla iletişiminizi tam olarak bu seviyede tutarak kurun. sen ne isen, o da o. sen insansın, o da o. bu kadar basit. konum, mevki, para, pul kimseye kimseyi aşağılama, rencide etme, bağırıp çağırma hakkı tanımaz, tanıyamaz. dediğim gibi, sıkıntın varsa çıkışını verir gönderirsin. bu kadar.
4. kız sayesinde güzel bi ders alıp işlerinizi çok daha güvenceli hale sokmuşsunuz. kıza teşekkür etmeniz gerekir. kaybettiğiniz 15-20 gün + bikaç bin lira en fazla ama geri dönüşü belki de ilerde çok daha büyük bi problem olarak karşınıza çıkabilecek bi sorunu kökten çözmüş olmanız. burada da + ya geçmişsiniz yani.
5. her şeyden önce, sıradan, etten kemikten insanız. kendinize fazla değer biçmeyin, kimseden üstün görmeyin. naçizane tavsiyemdir. uyup uymamak size kalmış.