Merhaba sevgili dostlar,

Sivas ve Tokat şehirlerinde bir çoğumuzun sıkça gördüğü gıda ve temizlik ürünlerinin toptancılığını yapıyoruz. Bu iki şehrin il, ilçe, köy tamamına dağıtımını biz yapıyoruz. Depo çalışanlarından bir şahıs hakkında şüphelerimiz vardı. Örneğin müşteri 20 çeşit mal istemiş. Bu çeşitlerden 1 tanesini 1 koli olarak istemiş. Koli içerisinde 12 adet ürün var. Fakat bir kaç günde bir, 1 koli gitmesi gereken ürünlerden 1 adet gönderilmiş diye dağıtım elemanlarından geri dönüş alıyorduk. İade olarak gelen mallarda da eksikler, açık ürünler olmaya başladı sürekli olarak. Depomuzu Organize sanayide yeni bir yere taşıdığımızın için kamera sistemleri henüz kurulmamıştı bu olaylar esnasında. Deponun çevresine beton bile yeni dökülecekti. Sıfır depo yani. Kiralık olarak kullanıyoruz, satın almadık, bize ait değil. Babamın odasında bozuk para sayma ve ayırma makinesi mevcut. Buradan bozuk paralar ile çalışanların günlük yemek parası (dağıtıma çıkacakların ki nakit olarak günlük veriliyor. Kendisi müsait bir zamanda veya acıktığında istediği yerde yemeğini yiyebiliyor) ve depo ile ilgili ihtiyaç duyulan ufak tefek ödemeler yapılıyor genelde.

Bu bozuk paralarda da sürekli sayımdan farklı tutarlar çıkmaya başladı. Örneğin babam bozuk paraları makineye döküyor. Sayımını yaptırıyor. Ekranda tutar yazıyor. 100 lira gibi bir miktar vardı. Öylece kalıyor ve ertesi gün baktığımızda makinedeki para göze az geldi. 100 liradan az gibi duruyordu. Saydık gerçekten az çıktı. Makine mi bozuldu acaba diye tekrar makineye döktük, bizim hesapladığımız gibi çıktı. Belli ki biri almış. Onu anladık. Babam bunu fark edince odasında ki bilgisayarın kamerasını kayıta alıyor. 1 tır mal geliyor o gün. Babamda mal indirme ve yükleme yaparken yardım eder ve faturaları kontrol edip ona göre yükleme/indirme yapar. Aşağıda yani kendisi de. Sipariş veren bir müşterilerden bir tanesinin irsaliyesini babam odasında bırakıp aşağı gelmişti. Şüphelendiğimiz kişiyi babam odasına gönderiyor ve masanın üzerinde irsaliye olduğunu, onu getirmesini söylüyor. Deponun üst katında muhasebe ve babamın odası mevcut sadece. Bu esnada üst katta muhasebeci de dahil kimse yok. Öncelikle aklınızda canlanması için odanın krokisini göstereyim.


Şahıs odaya giriyor. Sandalye olan kısımdan itibaren kameranın kadrajına giriyor. Bozuk para makinesinden avuçla parayı alıp cebine koyuyor. Sürekli camdan dışarı bakıp, gelen var mı diye odanın kapısını da kontrol ediyor. Kamera kaydında bunlar net bir şekilde gözüküyor. Sonrasında istenilen irsaliyeyi alıp odadan çıkıyor.

Kayıtlar incelendiğinde insan yine de şaşırıyor. 4 yıldır bizimle çalışan, abi dediğim adamın böyle yapması üzüyor. Bir çalma çırpma olduğunun farkındayız fakat bire bir görünce de farklı hissediyor insan. Şahsın işine nasıl son veriliyor burasını bilmiyorum. Babam ve muhasebeci görüşüp ona göre hareket ettiler galiba. Diğer çalışanlar tarafından da hırsızlık yaptığı öğrenildi. İşten çıkarıldı.

Gelelim en büyük soruna.. Bu şahıs işten çıkarıldığı için dava açıyor. İş yerimizde kamera sistemi henüz kurulmadığı için elimizde ki video kaydı geçersiz sayılacak. Gösteriyoruz yine de. Sonuç tahmin ettiğiniz gibi. Geçersiz. Bunun üzerine şahıs kendisine iftira attığımızı beyan edip videoları yalanlıyor. Bizim ona günlük yemek parasını almamız için izin verdiğimizi, bu yüzden oradan para aldığını söyleyip şikayette bulunmuş. Bir kaç gün önce mahkeme sonuçlandı. Kazanan ise hırsızlık yapan, depodan mal bu araklayan şahıs oluyor. Meblağı babam söylemedi ama 50,000 ₺ civarında diye tahmin ediyorum. İstersek tekrardan bu ücret ile ilgili dava açabilirmişiz. Mahkeme sonucunda bu yazıyor.

Konu ile ilgili ne yapmalıyız, nasıl bir yol izlemeliyiz? Yapabileceğimiz bir şey var mıdır ? İlgili ve bilgili arkadaşlardan yardım talep ediyorum...