Zengin olmayı daha rahat tüketmek, lüks bir hayata ulaşmak olarak gördüğünüz sürece zengin olamayacaksınız. Çünkü tüketmenin herhangi bir sınırı yok, insanları zengin olmaktan alıkoyan da bu tüketim çılgınlığı.
Tam tersi zengin olmak aslında üretmektir. Bilgi üretirsiniz, mal üretirsiniz, hizmet üretirsiniz. Başkalarını tekrar ederek de üretemezsiniz. Kolay yoldan zengin olma hayalleri de çoğu zaman başkalarının gittiği yoldan gitmek üzerine kurulur. Oysa ki bunu başaranlar kendi yolundan giderek bunu yapıyorlar.
Kendi 24 saatinizle teoride zengin olmak, işi çok düşük ihtimaller zincirine bırakmaktan başka bir şey değildir. Eğer 10 kişi çalıştırırsanız 1 günde 240 saatiniz olur. 100 kişi çalıştırırsanız 2400 saatiniz olur. 1000 kişi çalıştırırsanız 24000 saatiniz olur. Teoride yine bu 1000 kişilik iş gücüne tek başınıza ulaşmak isterseniz, 1000 yıllık ömür yaşamanız gerekir.
İrili ufaklı birçok şehir ve kasabada kendi emeği ile bunu başarmış, zengin olarak tabir ettiğiniz insanlara bakın, kendi 24 saatleri ile çalışmıyorlardır.
Ve en önemlisi de zengin olma meselesinin gerçekten çok çalışmaktan ve ciddi riskler almaktan geçtiğini bilmek gerekir. Günümüz insanı çok çalışmak istemiyor, para kaybetme riski olan işlere de girmek istemiyor, bir gecede zengin olmayı hayal ediyor.
Zenginlik çocuk büyütmek gibidir, gözünüzün önünde büyüğüdü için ne kadar büyürse büyüsün sizin için hala o dünkü çocuktur. Ne kadar büyüdüğünü görmeniz için geçmiş fotoğraflara bakmanız gerekir.